Journals / Kulak Burun Boğaz Uygulamaları / 2020 / Cilt: 8 - Sayı: 2
Investigation of factors affecting neck lymph node involvement and extracapsular spread in laryngeal cancers
- Pages
- 83–88
- DOI
- —
Abstract
Objectives: This study aims to investigate the clinical andpathological factors that may affect neck metastasis andextracapsular spread in laryngeal cancer patients.Patients and Methods: Between January 2016 and December2018, 56 patients (53 males, 3 females; mean age 60.8±9.5years; range, 34 to 84 years) operated for laryngeal squamouscell carcinoma were included in this retrospective study.Patients were divided into two groups as those with and withoutneck metastasis. The neck metastasis group was divided intotwo groups as those with and without extracapsular spread.The effect of tumor localization, tumor volume measured frompreoperative computed tomography or magnetic resonanceimages, vascular, thyroid cartilage, perineural and lymphaticinvasion on neck lymph node involvement and extracapsularspread was investigated.Results: In 30.4% of the cases (n=17), tumor (T)3-T4 glottic andin 60.6% (n=39) T1-T4 supraglottic tumors were detected. Whileonly lymph node involvement was seen in 17.9% of the patients,25% had extracapsular spread with lymph node involvement.The involvement of the supraglottic area increased the risk ofneck metastasis by 6.756 fold and the risk of extracapsular spreadby 9.258 fold statistically significantly (p=0.016).Conclusion: Supraglottic tumors have a higher risk oflymph node involvement and extracapsular spread comparedto advanced glottic tumors. Neck dissection is importantfor staging and locoregional control of the tumors in thesupraglottic area.
Özet
Amaç: Bu çalışmada larenks kanseri hastalarında boyun metastazını ve ekstrakapsüler yayılımı etkileyebilecek klinik ve patolojik etkenler araştırıldı. Hastalar ve Yöntemler: Bu retrospektif çalışmaya Ocak 2016 - Aralık 2018 tarihleri arasında larenks skuamöz hücreli karsinomu nedeniyle ameliyat edilen 56 hasta (53 erkek, 3 kadın; ort. yaş 60.8±9.5 yıl; dağılım, 34-84 yıl) dahil edildi. Hastalar boyun metastazı olan ve olmayanlar olarak iki gruba ayrıldı. Boyun metastazı grubu ekstrakapsüler yayılımı olan ve olmayanlar olarak iki gruba ayrıldı. Tümörün yerleşim yerinin, ameliyat öncesi bilgisayarlı tomografi veya manyetik rezonans görüntülerinden ölçülen tümör volümünün, kan damarı, tiroid kıkırdak, perinöral ve lenfatik invazyonun boyun lenf nodu tutulumuna ve ekstrakapsüler yayılıma etkisi araştırıldı. Bulgular: Olguların %30.4’ünde (n=17) tümör (T)3-T4 glottik, %60.6’sında (n=39) T1-T4 supraglottik tümör saptandı. Hastaların %17.9’unda sadece lenf nodu tutulumu, %25’inde ise lenf nodu tutulumuyla beraber ekstrakapsüler yayılım görüldü. Supraglottik alanın tutulumu istatistiksel olarak anlamlı şekilde boyun metastazı riskini 6.756 kat, ekstrakapsüler yayılım riskini 9.258 kat artırdı (p=0.016). Sonuç: Supraglottik tümörlerde ileri glottik tümörlere kıyasla lenf nodu tutulumu ve ekstrakapsüler yayılım riski daha yüksektir. Supraglottik alandaki tümörlerin evrelenmesi ve lokorejyonel kontrolü açısından boyun diseksiyonu önemlidir.