Journals / Kolon ve Rektum Hastalıkları Dergisi / 2008 / Cilt: 18 - Sayı: 3

Stent placement in obstructing colorectal cancers for preoperative bridging or paliation

Tıkanmalı kolon ve rektum kanserlerinde ameliyat öncesi köprüleme ya da palyasyon amaçlı stent uygulamaları

Pages
118–121
DOI
—

Abstract

Purpose: Approximately 10 to 20% of colon and rectal cancer patients present with partial, and 8 to 29% with complete obstruction.Curative operation can be performed in only 50% of those patients and operative mortality is around 40 to 50%. In this study we report 8 patients in whom metalic self expandable stents used for their obstructing sigmoid colon or rectal cancer. Method: After rectal enema, patients were performed colonoscopy under conscious sedation. Glide wire negotiated from tumor to the proximal bowel. Metallic stents (Wallfl ex- BostonScientifi c) were placed to obstructed segment.Th e size of the stents were determined by CT length of the tumor.If stent could not negotiated through tumor dilator were used befor stent deployment. Results: Tumor sites were rectum (1 in upper, 3 in middle or lower third) in 4 patients, and sigmoid tumor in other 4 patients. In 4 patients the initial aim of stenting were palliation. But in 2 of those patients operation required due tocomplication related to the procedure (cecal perforation in one, and proximal stent migration in the second patient). In other 4 patients for whom stents were used for bridging to surgery, operatin performed within 24 hours. Low anterior resection were performed in 2, left hemicolectomy and abdominoperineal resection performed in other two patients, and no complications encountered in this group. Conclusion: Stenting obstructing advanced tumors may preclude operation in these patient who likely to have comorbidity. Bridging patients in whom curative operation seems to be possible, prevents emergency operation and its complications Besides, two stage operation will not be a “should be” in most of the cases.

Özet

Amaç: Kolon ve rektum kanserlerinin %10-20 si kısmi %8-29 u ise tam tıkanma ile başvurmaktadır ve yaklaşık % 70’i sol kolon yerleşimlidir.Bu hastaların ancak % 50 sinde küratif operasyon yapılabilmektedir.Ameliyat mortalitesi ise %40-50 civarındadır. Bu çalışmada sigmoid kolon ve rektumda tıkayıcı tümörleri nedeni ile stent uyguladığımız 8 hasta sunulmaktadır. Yöntem: Katı ve sıvı içerik geçişine engel tıkayıcı kolon ya da rektum tümörü olan hastalardan stent takılmasına uygun olduğu belirlenenlere rektal yoldan barsak hazırlığı yapıldı. Bilinçli sedasyon altında kolonoskop ile lezyon bölgesine kadar girildikten sonra 0.0035 gudewire (öncü tel) tıkanıklık bölgesinden geçirildi. Zor geçilen darlıklar önce tel üzerinden ilerletilen maloney dilatatörü ile genişletildi. Tomografi deki tümör boyutuna uygun olarak belirlenen metal stent (Wallfl ex®, BostonScientifi c) öncü tel üzerinden darlığa yerleştirildi. Bulgular: Hastalarda ortalama yaş 56 (30-74) olup kadın erkek oranı 3/5 idi. Sigmoid tümör 4 hastada, rektum (1’i üst 3’ ü orta/alt) ise diğer 4 hastada tümör yerleşim yeri idi. Hastalardan 4’üne palyasyon amacı ile işlem yapıldı. Ancak bunlardan birinde işlem sırasında çekum perforasyonu olması, diğerinde de stentin daha sonra proksimale migrasyonu nedeni ile ameliyat yapıldı. Köprüleme amaçlı stent uygulaması yapılan 4 hasta barsak hazırlığını takiben ertesi gün ameliyata alınmış, bunlardan 2’sine low anteriyor rezeksiyon, birine sol hemikolektomi ve birine de abdominoperineal rezeksiyon yapılmıştır. Bu hasta grubunda stent uygulamasıyla ilişkili bir komplikasyon tespit edilmemiştir. Sonuç: Kolorektal tıkanıklığın metal stentlerle giderilmesi yaygın hastalığı olanlarda ameliyat gereksinimini ortadan kaldırabilmekte, küratif ameliyat edilecek hastalarda ise barsak dekompresyonu ve barsak hazırlığına olanak tanıyarak stoma açılma gereksinimini ve komplikasyonları azaltabilmektedir. Özellikle kolon tıkanmalarında acil cerrahi girişim ihtiyacını azaltması önemlidir.