Journals / Kolon ve Rektum Hastalıkları Dergisi / 2010 / Cilt: 20 - Sayı: 3
Laparoscopic appendectomy experience 132 cases
- Pages
- 115–120
- DOI
- —
Abstract
Purpose: Retrospective analysis of laparoscopic appendectomies in our institution for clinical approach, diagnostic methods and pathology results. We didn’t aim to compare open appendectomy to laparoscopic procedure. Material ve Methods: Laparoscopic appendectomies performed in our institution between March 2006 and April 2008 were examined for demographic characteristics, preoperative observation time, preoperative white blood cell count, ultrasound and abdominal CT findings, operative time, conversion rate to open procedure, length of hospital stay, pathological results, wound infection, development of intraabdominal abscess, and long term follow up results. Results: There were total of 132 laparoscopic appendectomies during this period. Male -female ratios and demographic results were all similar. Mean age of perforated appendicitis was significantly higher than that of the normal appendix cases. The lengths of the preoperative observation times, operation times and hospitalization times were all remarkably high, but statistically not significant, compared to the normal appendix cases. Average WBC counts of perforated and acute appendicitis cases were significantly higher than normal appendix cases. The diagnostic sensitivities of USG and CT scans were both high, but their specificities were low. In our series there were no major complications or intraabdominal abscesses. Conclusion: Laparoscopic appendectomy is a safe and short operation with minimal complications, short hospital stay, and it may be used in perforated appendicitis as well. Communication and feedback to radiologists may improve diagnostic accuracy of USG and abdominal CT. WBC counts are still essential and important. Uncertain cases should be observed for longer periods, especially young females.
Özet
Amaç: Laparoskopik apendektomi olgularımızı klinik yaklaşım, tanı yöntemleri ve patoloji sonuçlarına göre retrospektif olarak incelemek olup, açık ve kapalı yöntem karşılaştırması hedeşenmemiştir. Materyal ve Metod: Mart 2006 ile Nisan 2008 tarihleri arasındaki laparoskopik apendektomi yapılan olgular demografik özellikleri, preoperatif takip süresi, preoperatif lökosit değeri, USG ve karın BT’nin tanıdaki etkinliği, operasyon süresi, açık yönteme dönüş oranları, hastanede kalış süreleri, patoloji sonuçları, yara enfeksiyonu, intraabdominal abse gelişimi, uzun dönem takip sonuçları açısından incelendi Bulgular: Toplam 132 hastaya laparoskopik apendektomi yapıldı. Erkek/kadın oranı ve diğer demografik özellikler benzer idi. Perfore olgulardaki yaş ortalaması normal apendiksli olgulara göre istatiksel olarak anlamlı derecede yüksek saptanırken ortalama operasyon süresi, hastanede kalış süresi ve operasyona kadar geçen gözlem süresi ise istatiksel olarak anlamlı olmasa da normal apendikslere göre perfore apendisitlerde yüksek saptandı. Lökosit ortalama değerleri akut ve perfore apendisitlerde normal apendikslere göre anlamlı olarak yüksek saptanmıştır. USG ve BT tetkiklerinin sensitiviteleri yüksek, spesifiteleri ise düşük olarak saptanmıştır. Hiçbir olguda major komplikasyon ve intraabdominal abse gelişmemiştir. Sonuç: Laparoskopik apendektomi, komplikasyon oranı düşük, kısa operasyon ve kısa hastanede kalış süreleri ile perfore olgularda güvenle uygulanabilen çağdaş bir yöntemdir. Kullanılan tetkiklerin doğruluk oranlarının ortaya konulması ve sonuçların radyologlarla paylaşılması negatif apendektomiyi azaltabilir. Lökosit değeri radyolojik testler kadar değerlidir. şüpheli olgularda ve özellikle genç bayanlarda izlem süresinin uzun tutulması negatif apendektomiyi azaltabilir.