Journals / Klinik Psikofarmakoloji Bülteni / 2002 / Cilt: 12 - Sayı: 1
Alkol bağımlılığı olan yatan hastalarda eksen I ve eksen II eştanılarının değerlendirilmesi
- Pages
- 14–22
- DOI
- —
Özet
Amaç: Alkol bağımlılarında başta anksiyete, duygudurum ve kişilik bozuklukları olmak üzere psikiyatrik hastalık komorbiditesi (eştanısı) oranının genel populasyona oranla daha yüksek olduğu sık olarak bildirilmektedir. Anksiyete, depresyon gibi bir psikiyatrik eştanının varlığı durumunda alkol bağımlılığının gidişinin kötüleştiği, bunun da hastalığın sağaltım ve sonlanımını önemli bir biçimde etkilediği saptanmıştır. Bu çalışma alkol bağımlılığı tanısı almış hastaların biyopsikososyal özelliklerinin ve eşlik eden diğer psikiyatrik bozukluklar ve kişilik bozukluklarının yaygınlığının belirlenmesi; komorbid hastalıkların çeşitli hastalık ve sosyodemografik değişkenler üzerindeki etkilerinin saptanması amaçlamıştır. Yöntem: Çalışmaya alkol bağımlılığı tanısı ile yatarak sağaltım gören yaşları 24-57 arasında değişen (ortalama 42±7 yıl) 80 hasta (72 erkek, 8 kadın) alınmıştır. Tüm hastalarla ilk görüşme, yoksunluk sağaltımı tamamlandıktan sonra, yatışlarının 4.-6. haftaları arasında yapılmıştır. Görüşme sırasında sosyodemografik ve hastalık değişkenlerinin belirlendiği veri toplama formu doldurulmuş ve alkol bağımlılığına eşlik eden psikiyatrik tanıları saptamak için DSM-III-R için Yapılandırılmış Klinik Görüşmesi (SCID-I ve SCID-II) uygulanmıştır. Ayrıca hastalardan aynı gün içerisinde ruhsal belirti tarama listesi (SCL-90-R), Beck Depresyon Ölçeği, Spielberger'in Durumluk ve Sürekli Kaygı Ölçeği (STAI)'ni doldurması istenmiştir. Bulgular: Olguların % 65'inde (n=52) en az bir komorbid eksen-l bozukluğu saptandı. En sık görülen eksen-l eştanısı majör depresyon idi. Olguların % 72.5'inde (n=58) en az bir kişilik bozukluğu vardı. B kümesi kişilik bozukluğu en yaygın görülen kişilik bozukluğu kümesiydi. En sık görülen kişilik bozuklukları sırasıyla antisosyal ve borderline kişilik bozukluklarıydı. Her iki eksende tanısı olan hastaların oranı % 50 olarak bulundu. En az bir eksen l ya da eksen II tanısı olan hasta oranı % 87.5' (n=70)di. 10 hastada ise her iki eksende de komorbidite saptanmadı. 2.eksende tanı alanlarda ek madde kullanımı, özkıyım girişimleri, anlamlı düzeyde yüksek iken, alkol kullanımı ile ilgili aşamaların daha erken yaşta başladığı belirlenmiştir. Sonuç: Alkol bağımlılığı olan hastalarda eksen l ve eksen II eştanılarının özellikle depresyon, anksiyete ve kişilik bozukluklarının bulunması, bu hastaların tedavi ve sonlanımlarını önemli düzeyde etkilemektedir. Bu nedenle eştanıların bu konuyla uğraşan araştırmacılar ve klinisyenler tarafından göz önünde bulundurulması tanı, sağaltım, izlem sürecine önemli katkılar sağlayacaktır.