Journals / Klinik Psikofarmakoloji Bülteni / 2013 / Cilt: 23 - Sayı: 1

Cinsel işlev bozuklukları tanı ölçütlerinin eski ve Amerikan Psikiyatri Derneği internet site- sinde sunulan yeni biçimiyle gözden geçiril- mesi ve eleştirisi

Critiques and challenges to old and recently proposed American Psychiatric Association’s website DSM 5 diagnostic criteria for sexual dysfunctions

Pages
113–128
DOI
—

Abstract

All the DSM classifications until present time based definitions of sexual dysfunctions on expert opinions that were not supported by sufficient clinical or epidemiological data. Additionally, older definitions of sexual dysfunctions (SD) included vague terms such as satisfactory, soon after, rapid, short, minimal, recurrent and persistent which were not precise and difficult to interpret. The DSM 5 attempted to operationalize the diagnostic criteria and avoided these vague terms. It also used specific duration and severity criteria to identify more homogeneous groups for purposes of good clinical epidemiological research and better treatment decisions. All of the DSM classifications until DSM 5 classified male and female SD on the same continuum based on unified sexual response cycles. DSM 5 made a major conceptual change and emphasized that different genders’ sexualdisorders are no longer required to be analogous. DSM 5 also merged female desire and arousal diagnosis into one entity defined as female sexual interest and arousal disorders. This paper aims to compare and contrast proposed APA website DSM 5 definitions of SD with that of DSM IV TR and explains the rationale for making these changes. It subsequently challenges the suggested DSM 5 criteria and addresses some issues to be considered further for future diagnostic criteria.

Özet

Cinsel işlev bozuklukları (CİB)’nın bugüne kadar yapılmış sınıflandırma ölçütleri yeterli klinik ve epidemiyolojik araştırma verilerleri ile desteklenememiştir. Tanıölçütleri DSM 5’ e kadar daha çok uzman görüşü üzerine temellenmiş, ampirik çalışmalardan gelen kanıtlarlayeterince desteklenmemiştir. Ayrıca CİB’in daha önceki tanı ölçütlerinde “kısa sürede, çok kısa sürede, tekrarlayıcı, inatçı” gibi netlik ve özgüllük içermeyen ifadeler kullanmıştır. DSM 5’in APA internet sitesinde önerilentanı ölçütleri bu belirsiz ifadelerden uzak durmayaçalışmış ve daha ölçülebilir ve somut tanımlamalar getirmeye gayret etmiştir. APA internet sitesinde önerilen DSM 5 tanı ölçütleri, “homojen” gruplar belirlemekve bu homojenite içine girmeyen kişileri “bozukluk” kapsamında değerlendirmemek amacıyla tanımlamada özgül süre ve şiddet ölçütleri kullanmıştır.Şu ana kadar yapılmış tüm DSM sınıflandırma sistemlerinde kadın ve erkek cinselliğinin aynı çizgisel (lineer)cinsel yanıt döngüsünden geçtiği varsayılmış ve sınıf- landırma bu çizgisel döngü üzerinden yapılmıştır. DSM5 önemli bir kavram değişikliği yaparak farklı cinsiyetle-rin cinsel yanıtlarının mutlaka benzer olmayabileceğinivurgulamış ve böylelikle CİB’in tanısal sistemine yeni birboyut getirmiştir. Ayrıca kadın cinsel istek bozukluğu ilekadın cinsel uyarılma bozukluğu tanılarını birleştirmişve “kadın cinsel istek ve uyarılma bozukluğu” biçimindetek bir kategori içinde tanımlamıştır.Bu makalenin amacı DSM IV TR ile APA’nın internet sitesinde yayınlanan DSM 5 ölçütlerini hem karşılaştırmakhem de kıyaslamak yanısıra DSM 5 için önerilen değişiklikler konusundaki temel mantığı aktarmak olmuştur.Makale ayrıca DSM 5 için önerilen ölçütleri tartışmaktave gelecekteki sınıflandırmada göz önünde bulundurulması gereken noktalara vurgu yapmaktadır.