Journals / Klimik Dergisi / 2017 / Cilt: 30 - Sayı: 1

Distribution and Antimicrobial Resistance of Salmonella Serovars Isolated in Kayseri Region

Kayseri Bölgesinde Soyutlanan Salmonella Serovarlarının Dağılımı ve Antimikrobiyal Duyarlılıkları

Pages
22–26
DOI
—

Abstract

Objective: In this study, serovar distributions and antimicrobial resistance profiles of Salmonella strains isolated from clinical samples of patients admitted to our hospital between 2013 and 2016 were evaluated.Methods: The identification and antimicrobial susceptibility profile of Salmonella isolates obtained from stool, blood, urine, abscess/wound cultures were retrospectively evaluated. The conventional methods, Phoenix 100 (Becton Dickinson Co., Sparks, Maryland, USA) automated system, and KirbyBauer disk diffusion methods were used for identification of the strains at species level and for the antibiotic susceptibility tests. The demographical and clinical features of the patients were obtained from patient files retrospectively.Results: A total of 75 Salmonella serovars were included in this study. The serovar distribution were 27 S. enteritidis, 25 S. typhi, 10 S. typhimurium, 6 S. paratyphi B, 1 S. choleraesuis, and 6 Salmonella spp. The ratio of S. enteritidis isolated from children is significantly higher, while S. typhi was mainly isolated from adults. The antibiotic resistance rates of Salmonella serovars were 55.7%, 7.6%, 7.6%, 6.3%, and 1.3% against ampicillin, trimethoprim-sulfamethoxazole, ciprofloxacin, cefotaxime, and chloramphenicol respectively. The crude mortality rate was detected to be 6.7%.Conclusions: According to our study S. enteritidis and S. typhi were predominant serovars. In order to control the typhoid fever, preventive measures such as water and food hygiene, enhancement of sewage system are needed. High rate of antibiotic resistance in Salmonella serovars implies that the empirical treatment options will be affected in cases who require antibiotic use. Klimik Dergisi 2017; 30(1): 22-6.

Özet

Amaç: Bu çalışmayla 2013-2016 yılları arasında laboratuvarımıza gelen klinik örneklerden izole edilen Salmonella izolatlarının serovar ve antimikrobiyal direnç dağılımlarının ortaya konulması amaçlanmıştır. Yöntemler: Bu çalışmada, dışkı, kan, idrar, apse/yara yeri kültürlerinde üreyen Salmonella cinsi bakterilere ait idantifikasyon ve antibiyogram sonuçları geriye dönük olarak incelenmiştir. Suşların tür düzeyinde idantifikasyonuyla antibiyotik duyarlılık testlerinde konvansiyonel metodlar, Phoenix 100 (Becton Dickinson Co., Sparks, Maryland, ABD) otomatize sistemi ve Kirby-Bauer disk difüzyon yöntemi kullanılmıştır. Hastaların bazı demografik ve klinik özellikleri hasta dosyalarından geriye dönük olarak elde edilmiştir.Bulgular: Çalışmamıza toplam 75 Salmonella serovarı dahil edilmiştir. Salmonella serovarlarının 27'si S. enteritidis, 25'i S. typhi, 10'u S. typhimurium, 6'sı S. paratyphi B ve 1'i S. choleraesuis; diğer 6'sı Salmonella spp. olarak tanımlanmıştır. S. enteritidis çocuk hastalardan, S. typhi ise yetişkinlerden istatistiksel olarak anlamlı olarak daha fazla izole edilmiştir. Salmonella serovarlarının %55.7'si ampisiline, %7.6'sı trimetoprimsülfametoksazole, %7.6'sı siprofloksasine, %6.3'ü sefotaksime ve %1.3'ü kloramfenikole dirençli bulunmuştur. Kaba mortalite hızı %6.7 olarak hesaplanmıştır. Sonuçlar: Çalışmamıza göre S. enteritidis ve S. typhi en yaygın serovarlardır. Tifo etkeni patojenlerin kontrolü için ülkemizde su ve gıdaların temizliği, kanalizasyonların uygun hale getirilmesi gibi koruyucu tedbirlerin alınmasına ihtiyaç vardır. Salmonella serovarlarındaki yüksek antibiyotik direnci, antibiyotik kullanımının gerekli olduğu durumlarda, ampirik tedavi seçeneklerinin etkileneceğine işaret etmektedir. Klimik Dergisi 2017; 30(1): 22-6.