Journals / Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıp Dergisi / 2014 / Cilt: 25 - Sayı: 2
Effects of periacromial kirchner wire fixation on shoulder range of motion in surgical management of distal clavicula fractures
- Pages
- 117–123
- DOI
- —
Abstract
Background:In our study, we aimed to evaluate the effects of periacromial kirchner wire fixation on shoulder function in dis tal clavicle fractures. Methods:Between January 2007 and January 2011, 31 pa tients were evaluated resrospectively. The mean age was 35.88±20.41, 80.6% of patients were male and 19.4% female. The mean follow up time was 30.84±19.55 months. According to the Neer classification, 25.8% of the fractures were type 1, 12.9% type 2A, 3.2% type 2B, 16.1% type 4, and 41.9% type 5. Open reduction and internal fixation with 2-3 Kirschner wires was applied. Constant score was used to evaluate the function of the shoulder. Results:Union was achieved in all patients. Mean union time was 47.19±9.35 days. Pin tract infection 12.9% (n=4), keloid 6.5% (n=2), and pin migration 6.5% (n=2) developed. A nega tive correlation between age and the Constant score (when constant score increases age decreases) was detected (82.6%) (r=-0.826; p=0.001), and the difference was statistically signifi cant. There was no statistically significant difference between the Constant scores and gender (p>0.05). In addition, there is no significant difference between mean age according to com plications and gender distribution (p>0.05). Conclusion:K-wire fixation is a minimally invasive method. K- wires can be removed in outpatient settings without anesthe sia and/or additional procedures. Periacromial K-wire fixation in distal clavicula fractures is reliable method with high union rate, good functional results, and acceptable complications.
Özet
Amaç:Çalışmamızda distal klavikula kırıklarının cerrahi te davisinde periakromiyal intramedüller K-teli fiksasyonunun omuz eklem hareketleri üzerine etkisini inceledik. Gereç ve Yöntem: Ocak 2007-Ocak 2011 arasında 31 hasta geriye dönük değerlendirildi. Hastaların yaşı 35.88±20.41 idi, %80.6’sı erkek, %19.4’ü kadındı. Takip süresi 30.84±19.55 aydı. Kırıklar Neer sınıflamasına göre %25.8 tip 1, %12.9 tip 2A, %3.2 tip 2B, %16.1 tip 4, %41.9 tip 5 kırıktı. Cerrahi teda vide açık redüksiyon, iki ya da üç Kirschner (K) teli internal fiksasyon uygulandı. Hastaların omuz fonksiyonlarını değer lendirmek için Constant skoru kullanıldı. Bulgular:Hastaların hepsinde kaynama elde edildi. Kayna ma süresi 47.19±9.35 gündü. Hastaların %12.9’unda (n=4) pin dibi enfeksiyonu, %6.5’inde (n=2) keloid, %6.5’inde (n=2) pin migrasyonu oluştu. Ameliyat sonrası majör komplikasyon görülmedi. Yaş ile Constant skoru arasında ters yönde (Cons tant skoru arttığında, yaş düşmekte) %82.6 ilişki saptandı (r=- 0.826; p=0.001), istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılık saptandı. Cinsiyetlere göre Constant skorları arasında ista tistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı (p>0.05). Ayrıca komplikasyonlara göre yaş ortalamaları ve cinsiyet dağılım ları arasında anlamlı farklılık yoktu (p>0.05). Sonuç:K-teli fiksasyonu minimal invaziv bir yöntemdir. Diğer avantajıysa K-telleri anestezi ve ek bir girişim gerek tirmeksizin poliklinik şartlarında alınabilir. Distal klavikula kırıklarında peri-akromiyal K-teliyle tespit, yüksek kaynama oranı, iyi fonksiyonel sonuçlar ve kabul edilebilir komplikas yonlarıyla güvenilir bir yöntemdir.