Journals / Karen- Karadeniz Araştırmaları Enstitüsü Dergisi / 2020 / Cilt: 6 - Sayı: 10
THE SITUATION IN THE EASTERN BLACK SEA REGION AFTER THE ARMISTICE OF MUDROS AND THE ERZURUM CONGRESS
- Pages
- 245–257
- DOI
- —
Abstract
The Ottoman Empire lost the First World War,which was its last war, dramati-cally. In the following period, it was discussed how the future of the Ottoman lands wouldbe shaped. The Armistice of Mudrosgave some clues on this issue. This armistice was prepar-ing a ground that would leave Anatolia vulnera-ble to future invasions, due to somevague pro-visions. The authority gap experienced after the armistice caused an environment of turmoil in the Eastern Black Sea Region as well as in many regions of Anatolia. Armenians and Greeks, with the effect of foreign support, engaged in separatist activities in their regions.On the other hand, the Muslim people living in these regions chose to fight against both these sepa-ratists and possible invasion attempts.Uponthe increase of efforts to establish Pontus and the great Armenia states in the Eastern Black Sea and Eastern Anatolia regions, the Er-zurum branch of the Vilâyât-ı Şarkıyye Müdâfaa-i Şarkıyye Müdâfaa-i Hukûk-ı Milliyye Cemiyeti and the Trabzon Muhâfaza-i Hukuk Cemiyeti organized the Erzurum Congress in Erzurum between 23 Julyand 7 August 1919.Among the topics discussed in the Erzurum Con-gress, eventsin the Eastern Black Sea Region had an important place. This situation was also reflected in the congress declaration. The arti-cles in the declarationsuch as “the impossibility of Trabzon Province and Canik Sanjak with the eastern provinces to be separated from each otherand from the Ottoman community for no reason and excuse;the Muslims in the region were regarded as real brothers and because all kinds of occupation and intervention will be considered as aimed at the establishment of a Pontusand Armenian statethe principle of de-fense and resistance againstit” were important in this respect. The National Struggle Movement, which gained momentum by being organized with the Erzu-rum Congress, started to get successful results in a short time against the invasion attempts and regional rebellion movements in Anatolia. In this context, it was also fought against Pon-tus gangs in the Eastern Black Sea Region and this issue was closed by the end of 1921. In this article, the situation in the Eastern Black Sea Regionafter the Armistice of Mudroshas been evaluated in general terms by taking the Erzu-rum Congress into the center.
Özet
Osmanlı Devleti girdiği son savaşolan Birinci Dünya Savaşı’nı dramatik bir şekilde kaybetmiştir. Bundan son-raki süreçte Osmanlı topraklarının geleceğinin nasıl şekil-leneceği tartışmaları başlamıştır. Mondros Mütarekesi bu konuda birtakım ipuçları vermiştir. Bu mütareke birtakım muğlak hükümleri itibariyle Anadolu’yu gelecekteki işgal-lere karşı savunmasız bırakacak bir zemin hazırlamak-taydı. Mütareke sonrası yaşanan otorite boşluğu Ana-dolu’nun birçok bölgesinde olduğu gibi Doğu Karadeniz Bölgesi’nde de kargaşa ortamına neden olmuştur. Erme-niler ve Rumlar aldıkları dış desteğin de etkisiyle bulun-dukları bölgelerde ayrılıkçı faaliyetlere girişmişlerdir. Buna karşın bu bölgelerde yaşayan Müslüman ahali hem bu ayrılıkçılara hem de olası işgal girişimlerine karşı mü-cadele etme yolunu seçmişlerdir. Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde Pontusve büyükErmenistan devletlerinin kurulacağı yönündeki ça-baların artması üzerine bu bölgelerin en önemli direniş örgütleri olan Vilâyât-ı Şarkıyye Müdâfaa-i Hukûk-ı Mil-liyye Cemiyeti’nin Erzurum şubesiyle Trabzon Muhâfaza-i Hukuk Cemiyeti 23 Temmuz-7 Ağustos 1919 tarihleri arasında Erzurum’da ortak bir kongre düzenlemişlerdir. Erzurum Kongresi’nde ele alınan konular arasında Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki gelişmeler önemli yer tutmuştur. Bu durum kongre beyannamesine de yansımıştır. “Trab-zon Vilayeti ve Canik Sancağı’nın doğu vilâyetlerinin hiç-bir sebep ve bahane ile birbirlerinden ve Osmanlı camia-sından ayrılmasının mümkün olmadığı;bölgedeki Müslü-manların öz kardeş sayıldığı;her türlü işgal ve müdaha-lenin Pontusve Ermeni devleti kurulması amacına yönelik sayılacağından birlikte savunma ve direnme esasının be-nimsendiği”gibi beyannamede yer alan maddeler bu açı-dan önemlidir.Erzurum Kongresi’yle teşkilatlanarak ivme kazanan Milli Mücadele hareketi Anadolu’daki işgal girişimle-rine ve bölgesel isyan hareketlerine karşı kısa süre sonra başarılı neticeler almaya başlamış-tır. Bu bağlamda Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki Pontusçuçetelerle de mücadele edilmiş ve 1921 senesisonu itibariyle de bu mesele kapanmıştır. Bu makalede Erzurum Kongresi merkeze alına-rak Mondros Mütarekesi sonrası Doğu Karade-niz Bölgesi’ndeki durum genel hatlarıyla değer-lendirilmiştir.