Journals / Karen- Karadeniz Araştırmaları Enstitüsü Dergisi / 2020 / Cilt: 6 - Sayı: 10
THE POLITICAL, SOCIAL AND ECONOMIC SITUATION IN ARTVIN PROVINCE FROM THE OTTOMANS TO THE REPUBLIC
- Pages
- 309–327
- DOI
- —
Abstract
The captivity years of Artvin and its liberation from enemy occupation is different from other provinces which were occupied by enemies. Despite the fact that these events took place a short time ago, this situation has been overlooked by researchers. While investigating the occupation and liberation of cities, firstly, the cities should be classified as cities occupied before the Armistice of Mudros and cities occu-pied after the Armistice of Mudros. Secondly, cities should be categorized as the cities which achieved their liberation through their local communities’ own struggles against enemies with the help of the Grand National Assembly and the cities which were liberated by the Turk-ish Army. However, Artvin cannot be classified into either of these categories because the resi-dents of Artvin, who lived in captivity for forty-two years, never broke their ties with their motherland. Firstly, they formed militia forces andfoughtagainsttheRussians.Secondly, some of them stood by the members of the Spe-cialOrganization (Teşkilat-ı Mahsusa), who were operating against the Russians in the re-gion. Thirdly, some residents provided moral andmaterialsupportincludinghumanre-sources for the Turkish Army in the region re-gardless. Furthermore, the residents of Artvin sent their children of military draft age to al-mosteveryfrontwheretheTurkishArmy fought both in World War I and the Turkish War of Independence. The number of people from Artvin province who become martyr in these fronts was 225 according to theMinistry of De-fense. According to the data obtained, this study deals with the political, social and economic situation in Artvinfrom the '93 war (1877-1878 Ottoman-Russian War) until the period of famine which broke out in 1930, which affected the whole world, and it was seen that despite all the diffi-cult conditions, the residents of Artvin province made every sacrifice they could in order not to be left out of Turkey.
Özet
Artvin şehrinin esaret yılları ile düşman işgalinden kurtuluşu, düşman istilasında kalmış olan diğer vilayetle-rimizden farklıdır. Bu durum çok yakın bir dönem olma-sına rağmen araştırmacıların dikkatlerinden kaçmakta-dır. Çünkü şehirlerin düşman tarafından ele geçirilmeleri ve özgürlüklerine kavuşmaları incelenirken, ilk olarak Mondros Mütarekesinden önce esaret altına girmiş şehir-ler ve Mondros Mütarekesinden sonra işgal edilmiş şehir-ler olarak belirlenmelidir. İkinci olarak ise, TBMM’nin desteğiyle birlikte, şehrin kendi halkının düşmana karşı direnerek kurtuluşları ile Türk Ordusu tarafından kurtu-lan şehirler olarak tasnif yapılmalıdır. Böyle bir ayrış-maya gidildiği zaman Artvin, her ikisinin de dışında kal-maktadır. Nedeni de yaklaşık 42 yıl esaret altında bulun-muş olan Artvinliler, hiçbir zaman anavatan ile olan bağ-larını koparmamışlar ve ilk olarak oluşturdukları gönüllü milis güçleriyle birebir Ruslara karşı mücadelede bulun-muşlardır. İkinci olarak bölgeye gelen ve burada Ruslar aleyhine çalışmalarını sürdüren Teşkilat-ı Mahsusa Ele-manlarının yanında olanlar olmuştur. Üçüncüsü ise, her şeye rağmen yörede konuşlanmış Türk Ordusuna insan kaynakları da dâhil maddi ve manevi destek verenler var-dır. Dahası bunların dışında hem Birinci Dünya Savaşı hem de Kurtuluş Savaşı yıllarında askerlik vakti gelmiş olan evlatlarını askere göndererek hemen hemen Türk Or-dusu’nun savaştığı her cephede bulunmuşlar ve bahsedi-len bu cepheler de şehit olan Artvinlilerin sayıları, Milli Savunma Bakanlığı kayıtlarına göre 225 kişidir. Araştırmada, 93 Harbi’den (1877-1878 Osmanlı Rus Harbi), 1930 yılında ortaya çıkan ve dünyayı etkileyen kıt-lık dönemine kadar, Artvin’in siyasi, sosyal ve ekonomik durumu, elde edilen verilere göre ele alınmış ve görül-müştür ki, Artvinlilerin bunca müşkülata rağmen, Türkiye dışında kalmamak adına, ellerinden gelen her türlü fe-dakârlığa katlanmışlardır.