Journals / Kafkas Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi / 2021 / Cilt: 0 - Sayı: 27

Women as Surgery and Healers in the Hittite State

HİTİT DEVLETİNDE BÜYÜCÜ VE ŞİFACI KADINLAR

Pages
303–314
DOI
—

Abstract

Magic is a term used for activities based on obtaining extraordinary results by influencing nature with the help of supernatural powers. Magic, which has been seen in almost all societies from ancient times to the present, is generally not included in the concept of "religion" since it is seen as a product of a primitive thought. However, even though magic has been accepted as a product of a primitive thought, it has somehow found a place for itself in the monotheistic religions and has preserved its existence until today. Ancient societies believed that these unexplained bad situations were caused by supernatural forces, and they relied on these supernatural forces that they could not control. They often resorted to magic and sorcerers to control these bad situations. Magic was used not for the purpose of harming another person or controlling supernatural powers, but also for the purpose of gaining benefit, curing diseases and finding healing. This situation reveals the concepts of white magic and black magic in the Hittites. As in almost all ancient societies, the wise women or sorceresses dealing with magic in the Hittites would help the baby to come to the world and heal the sick with different methods because they had extensive knowledge about the healing properties of herbs and herbs and the qualities of the metals they believed to heal. This is proof that the concept defined as white magic in the Hittites was actually used as a healing method. In a sense, it can be said that women defined as sorcerers were actually the first healers.

Özet

Büyü, doğaüstü güçler yardımıyla doğayı etkileyerek olağanüstü sonuçlar elde etme esasına dayanan faaliyetler için kullanılan bir terimdir. Eskiçağlardan günümüze kadar hemen hemen tüm toplumlarda görülen büyü, ilkel bir düşüncenin ürünü olarak görüldüğünden genellikle “din” kavramı içine alınmaz. Oysaki büyü, ilkel bir düşüncenin ürünü olarak kabul edilmiş olsa dahi semavi dinlerin içinde de kendine bir şekilde yer bularak günümüze kadar varlığını korumuştur. Eski toplumlar, söz konusu açıklanamayan kötü durumların doğaüstü güçler tarafından oluşturulduğuna inanmışlar ve kontrol altına alamadıkları bu doğaüstü güçlere bel bağlamışlardır. Genellikle bu kötü durumları kontrolleri altına almak için büyüye ve büyücülere başvurmuşlardır. Büyüye bir başkasına zarar vermek amacıyla ya da doğaüstü güçleri kontrol altına almak amacıyla değil, yarar sağlamak ve hastalıkları iyileştirmek ve şifa bulmak amacıyla da başvurulmuştur. Bu durum Hititlerde karşımıza ak büyü ve kara büyü kavramlarını çıkarmaktadır. Hemen hemen tüm Eskiçağ toplumlarında olduğu gibi Hititlerde de büyüyle uğraşan bilge kadınlar ya da büyücü kadınlar, bebeğin dünyaya gelişine yardımcı olur, şifalı bitkilerin, otların iyileştirici özellikleri konusunda ve şifa verdiklerine inandıkları metallerin nitelikleri konusunda geniş bir bilgiye sahip oldukları için hastaları farklı yöntemlerle iyileştirirlerdi. Bu durum Hititlerde ak büyü olarak tanımlanan kavramın aslında bir iyileştirme yöntemi olarak kullanıldığının kanıtıdır. Bir anlamda büyücü olarak tanımlanan kadınlar aslında ilk şifacılardı da denilebilir.