Journals / Kadın Doğum Dergisi / 2005 / Cilt: 3 - Sayı: 4

Relations of tocolytic treatment and body mass index in threatened preterm labor

Erken doğum tehdidinde tokolitik tedavi sonuçlarının vücut kitle endeksi (BMI) ile ilişkisi

Pages
570–574
DOI
—

Abstract

In this study, we have investigated the influence of the height and weights of pregnant women on the outcome of tocolytic therapy in threatened preterm labour. 170 patients, who were hospitalized for threatened preterm labour between March 2003 and April 2004 at Zeynep Kamil Women and Children's Hospital, were included in the study. The patients were observed by cardiotocography for 20-30 minutes. 170 patients, who were 24-35 weeks pregnant by dates and/or real time ultrasonography, with regular recordable, painful or palpable uterine contractions, lasting at least 30 seconds, at least twice every 10 minutes, along with cervical changes, were hospitalized. The women were put to bed-rest and hydrated by 500 ml of 5% Dextrose solution i. v. Those with ongoing contractions or progressive cervical changes were treated by ritodrine 50meg/min i.v. Patients at the same gestational age intervals with similar cervical changes were grouped by their body mass indices and the results were analyzed The effectiveness of tocolytic treatment and the pregnancy outcome were evaluated. Statistical evaluation has shown that there is no significant difference between the groups with respect to duration of treatment, time gained, gestational age at delivery, birth weight and neonatal outcome. However, numbers needed for statistical significance could not be reached within each subgroup and it would be beneficial to study larger series to clarify this subject.

Özet

Çalışmamızda erken doğum tehdidinin tokolitik ajanlar ile tedavisinde hastaların kilo ve boylarındaki farklılığın tedavi sonuçlarını nasıl etkilediğini araştırdık. Çalışmaya, Zeynep Kamil Kadın ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne Mart 2003 ile Nisan 2004 tarihleri arasında başvuran ve erken doğum tehdidi veya eylemi tanısı almış 170 hasta dahil edildi. Otuz-altmış dakikalık izlem süresinde, her on dakikada en az iki. en az otuz saniye süren, düzenli, ağrılı veya palpabl uterin kontraksiyonlar ile birlikte servikal dilatasyon ve/veya silinmesi olan, son adet tarihine göre ve real-time ultrasonografi ile 24-35, gebelik haftaları arasında olduğu tesbit edilen 170 hastaya öncelikle yatak istirahatı ve 500 ml %5 dextroz ile iv. hidrasyon uygulandı. Kontraksiyonları ve/veya servikal değişiklikleri devam eden 142 hastaya, kontrendikasyonu yoksa, öncelikle ritodrin ile 50 mcg/dk'dan başlayarak tokoliz uygulandı. Aynı gebelik haftası ve servikal açıklığı olan gebeler BMI'lerine göre 3'er gruba ayrıldı ve her grup kendi içinde karşılaştırıldı Tokolitik ajanların etki süreleri ve tedavi sonuçları değerlendirmeye alındı. Yapılan istatistiksel değerlendirmede, BMI grupları arasında tedavi süresi, kazanılan gebelik süresi, doğum haftası ve kilosu ile neonatal sonuçlar açılarından anlamlı bir fark bulunmamıştır. Ancak her grup için yeterli sayıda hasta sağlanamamasının bu sonucu etkilediği düşünülmüştür. Bu nedenle geniş serilerde yapılacak çalışmaların bu konunun aydınlatılmasında yararlı ve gerekli olduğu düşünülmektedir.