Journals / Kadın Doğum Dergisi / 2005 / Cilt: 3 - Sayı: 4

Coşkun hernia repair: A new technique for inguinal hernia repair

Coşkun herni onarımı: İnguinal herni onarımında yeni bir teknik

Pages
630–633
DOI
—

Abstract

We compared a new fascia transversalis based hcrnioplasty with mesh repair techniques which leave the fascia transversalis intact. We prospectively randomized 180 consecutive patients with inguinal hernia to undergo one of the three hernia repair techniques. Hernias were repaired either by using the new fascia transversalis repair-Coskun's hernia repair (FTR), based on the plication of fascia using continuous sutures and followed by a second layer of interrupted or continuous sutures between inguinal ligament and conjoint tendon to distribute the tension, or one of the two mesh repair techniques: anterior (Lichtenstein) or posterior (preperitoneal) repair. Parameters such as age, sex, hernia cause, operation time, type of anesthesia, surgeon's seniority, complications, hospital stay and follow-up were evaluated. Recurrence rates were determined through clinical examination Effect of prostatism, co-morbid disease, operation time, complications and Nyhus type of hernia on recurrences were also analysed. Most patients in each group were operated on under general anesthesia (78% vs. 80% vs. 85% for FTR, Lichtenstein, and preperitoneal repair, respectively) and by surgeons in training (average 78%). Patients were followed up for a median of 36 months. FTR had less complications and an acceptable time for operation whereas preperitoneal repairs needed more seniority, longer operation time, and caused more complications. There were only 3 (1.6%) recurrences, none in the FTR group and two the in Lichtenstein group during first postoperative year. There was no recurrence in preperitoneal repair group. All patients with recurrences had an operation time longer than 60 min and were operated on by surgeons in training. Two patients with recurrences had prostatism symptoms and chronic cough. We conclude that the new FTR is as effective as mesh repair (either anterior or posterior) with an acceptable rate of recurrences, fewer complications, and that it can be performed by the surgeons in training.

Özet

Endojen dokular kullanılarak fasya transversalis plikasyonu ve takiben inguinal ligamantla conjoint tendonun yatlaştırılmasıyla çift kat olarak gerçekleştirilen Coşkun lıerni onarımı tekniği ile, eksojen kaynaklı anterior mesh kullanılarak yapılan ,fasya transversalisi intakt bırakan Lichtenstein herni onarım tekniği prospektif ve randomize bir çalışmayla karşılaştırıldı Coşkun herni onarımı yeni bir teknik olup inguinal bölgede fıtık oluşumunda en önemli tabaka olan fasya transvcrsalisin onarımında sütür hattı üzerine binen aşırı gerilme kuvvetini ikinci kat onarımı ile azaltarak yara iyileşmesi üzerine olan olumsuz etkisin azaltılması temeline dayanmaktadır. Çalışma iki eşit grupta toplam 140 hastada yapıldı. Birinci gruptaki inguinal hernilerin tamamı primer olup Coşkun herni onarımı yapılırken, ikinci grup Lichtenstein yöntemi ile tamir edildi. Yaş, cins, herni etiyolojisi, cerrahın deneyimi, komplikasyonlar, hastanede kalış süresi, anestezi tipi, değerlendirildi. Prostatizm, eşlik eden hastalıklar, operasyon süresinin, komplikasyonların ve herninin Nyhus tipinin nüks üzerine etkisi ayrıca değerlendirildi. İki gııptaki hastaların çoğu genel anestezi altında ( Coşkun herni onarımı ve Lichtenstein için sırasıyla %78, % 80) ve ortalama %78 asistan doktorlar tarafından öpere edildi. Hastalar ortalama 36 ay süre ile takip edildi. Postoperatif birinci yılın sonunda sadece 3 (%2.1) hastada rekürrens mevcut olup, bunlardan birisi Coşkun, herni onarım grubunda (%1.4) diğer ikisi ise Lichtenstein grubundaydı(%2.8), aradaki fark anlamlı değildi. Coşkun herni onarım grubu daha az komplikasyona sahipti. Nüksü olan hastaların operasyon süresi 60 dakikadan uzun olup, tümü asistan doktorlar tarafından öpere edilmiştir. Nüksü olan iki hastanın kronik öksürük ve prostatizm yakınmaları mevcuttu. Sonuç olarak bu çalışma Coşkun herni onarımının, nüks oranlan açısından mesh onarımı kadar effeklif olduğunu erken ve geç komplikasyonlar açısından Lichtenstein operasyonundan daha az komplikasyona sahip olduğunu ve cerrahi asistanları tarafından da kolaylıkla ve güvenle yapılabileceğini göstermiştir.