Journals / Kadın Doğum Dergisi / 2006 / Cilt: 5 - Sayı: 1
The role of hysteroscopy in diagnosis of postmenopausal patients with uterine bleeding
- Journal
- Kadın Doğum Dergisi
- Pages
- 976–979
- DOI
- —
Abstract
Objective: To evaluate the diagnostic accuracy of hysteroscopy in ppst-menopausal patients with abnormal uterine bleeding. Materials and methods: In this study post-menopausal women who complained of abnormal uterine bleeding, 36 cases were evaluated. The patients' ages ranged from 49 to 77 years. The patients underwent transvaginal ultrasonography and endometrial biopsy with pipel. All patients then had office diagnostic hysteroscopy or operative hysteroscopy. The final diagnosis was made by operative hysteroscopy with resection and excision of the lesions or endometrial biopsy with vacum curertage. Sensitivity, spesificity, positive predictive value and negative predictive value of transvaginal ultrasonography, hysteroscopy were calculated. Results: The mean age was 58,1±6.8 years. 12 of them were taking hormone therapy. The most common causes for the abnormal uterine bleeding were endometrial hyperplasia in transvaginal ultrasonography (% 69.4), atrophic endometrium in endometrial biopsy with pipel (% 41.6) and endometrial polyp in diagnostic hysteroscopy (% 44.4). Transvaginal ultrasonography revealed a sensitivity of 68.1 % and specificity of 35 %. Endometrial biopsy with pipel revealed a sensitivity of 70 % and specificity of 60 %. Diagnostic hysteroscopy revealed a sensitivity of 92 % and specificity of 80 %. Conclusion: Although endometrial biopsy is indispensable method for diagnosis of postmenopausal uterine bleeding, diagnostic accuracy is increasing with hysteroscopy. Hysteroscopy has high sensitivity for diagnosis and therapy for abnormal uterine bleeding.
Özet
Amaç: Bu çalışmamızın amacı postmenopozal anormal uterin kanamalı hastalarda histeroskopinin tanıdaki rolünü araştırmaktır. Gereç ve yöntemler: Postmenopozal dönemde anormal uterin kanama şikayeti ile başvuran ve yaş aralığı 49-77 olan 36 kadın değerlendirildi. Hastalardan transvajinal ultrasonografik inceleme yapılarak pipelle endometrial biopsi alındı. Daha sonra ofis histeroskopi ya da operatif histeroskopi uygulandı. Histeroskopi sırasında rezeke edilen lezyonların veya küretaj ile alınan dokuların patolojik incelemesi sonucu konulan tanılan nihai tanı olarak kabul edildi. Transvajinal ultrasonografı, pipelle endometrial biopsi ve histeroskopininin sensitivitesi, spesifisitesi, pozitif prediktif ve negatif prediktif değerleri hesaplandı. Bulgular: Yaş ortalaması 58.1±6.8 olan 36 hastanın 12'si Hormon replasman tedavisi alıyordu. Ortalama 7.6±2.7 yıldır menopozda idiler. Transvajinal ültrasonografıde en sık karşılaşılan bulgu endometriyal hiperplazi (% 69.4), pipelle endometrial biopside atrofik endometrium (% 41.6), diagnostik histeroskopide endometrial polip (% 44.4) oldu. Transvajinal ultrasonografinin sensitivite ve spesifitesi % 68 ve % 35, pipelle endometrial biopsinin sensitivite ve spesifisitesi % 70 ve % 60, diagnostik histeroskopinin sensitivite ve spesifisitesi % 92 ve % 80 olarak bulundu. Sonuç: Postmenopozal kanamalı hastalarda endometrial biopsi tanıda vazgeçilmez bir yöntem olmakla beraber, histreroskopi ile birlikte yapıldığında tanısal değer artmaktadır. Özellikle tamsal değerinin yanında tedavi imkanı da vermesi nedeni ile histeroskopi günümüzün vazgeçilmez bir tanı ve tedavi metodu olmaya devam etmektedir.