Journals / Journal of the Turkish-German Gynecological Association / 2007 / Cilt: 8 - Sayı: 1

Hipotalamik-pituiter-over (HPO) aksında endokrin geri-beslemenin non-lineer dinamiği ve bunun over kanserini tarama ve etiyolojisini anlamadaki prospektif rolü

Nonlinear dynamics of endocrine feedback in hypothalamico-pituitary-ovarian (HPO) axis and its prospective role in screening and understanding etiology of ovarian cancer

Pages
76–79
DOI
—

Abstract

The idea of feedback mechanisms in endocrine medicine has remained ill conceived especially in the light of modern control theory where energy transfer is understood in a system wise fashion. The idea is based on reductionism i.e. describing function on a discrete molecular level whilst at the macro level the desired accuracy is not achieved. Endocrinology text books have even gone with this wind of discreteness, some even drastically cut the subject to a bare minimum probably agreeing to the sanctity of its omnipotence. End product inhibition, regulatory enzymes, allosteric configuration changes and other physiological phenomena are examples of biological feedback mechanisms. It is not astonishing that modern control theory with all its mathematical facets has already gained a perceptible entry into the endocrinology literature. Applications of chaos theory in gynaecology and obstetrics were proposed in the early 1980ties. Applications of biomathematics including nonlinear control theory is fast gaining ground and, like molecular biology in last decade can not be ignored anymore. For our understanding of hormone function to progress, endocrinological feedback mechanisms as part of gynaecological and obstetric assessment needs to be understood within complex systems science.

Özet

Özellikle enerji transferinin sisteme dayalı bir şekilde görüldüğü modern kontrol teknolojisinin ışığında bakıldığında, endokrin tıpta geri-besleme mekanizması fikrine hala şüpheyle bakılmaktadır. Bu fikir redüksiyonizme, yani makro seviyede arzulanan titiz ölçüm değerlerine ulaşılamazken, fonksiyonu belirsiz moleküler seviyede tanımlamaya dayanmaktadır. Endokrinoloji kitapları bu belirsizlik akımına kapılmakla kalmayıp, bazıları belki de bu akımın her şeye kadir kutsallığını onayladıklarından, geri-besleme mekanizması fikrine gerekli önemi vermemişlerdir. Son ürün inhibisyonu, düzenleyici enzimler, allosterik dizilim değişiklikleri ve diğer fizyolojik fenomenler biyolojik geri-besleme mekanizma örnekleridir. Tüm matematiksel boyutlarıyla ele alındığında, modern kontrol teorilerinin endokrinoloji literatürüne kayda değer bir şekilde girmesi şaşırtıcı değildir. Kaos teorisinin jinekoloji ve obstetrikte uygulanması 80’lerin başında önerilmiştir. Non-lineer kontrol teorisini içeren biyomatematik uygulamaları hızla yaygınlaşmaktadır ve son 10 yılda moleküler biyolojide olduğu gibi, artık göz ardı edilemez. Hormon fonksiyonlarını daha iyi anlayabilmemiz için jinekolojik ve obstetrik değerlendirmenin bir bölümü olarak endokrinolojik geri-besleme mekanizmalarının kompleks sistem bilimi kapsamında anlaşılması gerekir.