Journals / Journal of the Turkish-German Gynecological Association / 2007 / Cilt: 8 - Sayı: 1
Clinical and ultrasonographic evaluation of pelvic masses
- Pages
- 67–70
- DOI
- —
Abstract
OBJECTIVES: Ultrasonographic findings, Ca125 levels, risk of malignity index, resistance index and pathologic results of pelvic masses were examined to determine their efficiency in malignant and benign differentiation. MATERIALS-METHODS: Onehundredfourteen patients with a diagnosis of pelvic mass between the years 2002-2004 were evaluated. The menopausal status, ultrasonographic appearance (mass lesion greater than 4 cm, solid, cystic, multiloculated, uniloculated, septated, complicated and existence of papillary structures), serum Ca125 levels (cut-of≥ 35U/ml), Doppler sonographic resistance index (cut-off≤ 0.42) and RMI (risk of malignancy index, cut-off≥200) were recorded. Ovarian carcinomas and borderline tumours were classified in the malignant group in the evaluation of the efficiency of these paramaters in malignant/benign differentiation. RESULTS: Patients mean age was 39 (Range 12-75). Sixteen patients were postmenopausal. Ninety one (79 %) of 114 patients were operated. Fifytfour patients (59 %) were laparoscopically operated (none of them was malignant), whereas explorative laparotomy was performed for 37 (41 %) patients (13 of them were malignant). Eighteen (15.8 %) of the remaing patients were followed-up by ultrasonography and serum Ca-125 determinations, and ultrasonographic cyst aspiration was performed in 5 patients (4.4 %). Postoperative histopathology of 13 patients showed malignant characteristics (1 clear-cell carcinoma, 1 undifferentiated carcinoma, 1 adenocarcinoma, 1 Brenner tumor, 1 carcinoma metastasis, and 4 borderline tumors) and 78 patients showed benign characteristics (13 endometriomas, 3 mature cystic teratomas, 3 ovarian torsions, 2 tuboovarian abcesses, 1 degenerated myoma, 56 benign cysts). The sensitivity of RMI, CA125 and RI in the differentiation of malignant/benign tumors ranged between 38-69 %, the specifity between 71-99 %, the positive predictive value between 23-83 % and the negative predictive value between 92-94 %. DISCUSSION: In the differentiation of malignant/benign lesions Doppler ultrasonography was found to be more effective than only ultrasonography and Ca125 or RMI. The low sensitivity of RMI was attributed to the insufficient number of cases in our study. The combination of these 3 parameters will increase the effectivity of clinical judgement of pelvic masses.
Özet
AMAÇ: Bu çalışmada pelvik kitle tanısı almış hastaların ultrasonografik bulguları, Ca125 değerleri, malignite indeks riski (RMI), rezistans indeksi ve patoloji sonuçlarının malign ve benign ayrımını sağlamadaki etkinlikleri incelenmiştir. Materyal ve Metot: İki bin iki ile 2004 yılları arasında pelvik kitle tanısı alan 114 hasta değerlendirildi. Pelvik kitlelerin ultrasonografik malignite kriterleri (4 cm’den büyük kitle, solid, kistik, multiloküle, septalı, komplike kist, asit varlığı, düzensiz kist cidarı ve papiller yapı), Ca125 değerleri (≥35U/ml), Doppler sonografik rezistans indeksi (RI≤0.42) ve malignite risk endeksi (RMI≥200) değerleri incelendi. Postoperatif patolojik tanılarına göre ovaryen karsinom ve borderline tümörler “malign” grubuna alınırken, fonksiyonel kistler benign pelvik kitleler grubunda değerlendirildi. Bahsi geçen parametrelerin preoperatif dönemde benign/malign kitlelerin ayrımını sağlayıcı etkinlikleri ile ilgili tanımlayıcı istatistikleri yapıldı. BULGULAR: Hastaların ortalama yaşı 39 (sınırlar 12-75) idi. On altı hasta postmenopozal idi. Yüz on dört hastanın 91’i ( %79) opere edildi. Hastaların 54’ü ( %59) operatif laparoskopi ile (malign tanı yok), 37’si ( %41) eksploratif laparotomi (13’ü malign) ile opere edildi. Cerrahi tedavi gerekli görülmeyen hastaların 18’i ultrasonografi ve Ca125 ile 5’i de ultrasonografik kist aspirasyonu sonrasında takip edildi. Opere edilmeyip takip edilen hastaların hiçbirinde 1 yıllık takip sonrası ovaryen malignite düşündüren bir bulgu saptanmadı. On üç hastanın postoperatif histopatolojisi malign idi (1 clear cell karsinom, 1 undiferensiye karsinom, 1 adenokarsinom, 1 malign Brenner tümörü, 1 karsinom metastazı, 4 borderline ovaryen tümör). Yetmiş sekiz hastanın histopatolojisi benign (13 endometrioma, 3 matür kistik teratom, 3 torsiyon, 2 tuboovaryen abse, 1 dejenere myom, 56 benign kist) idi. Malign/benign ayrımında RMI, Ca125 ve RI değerlerinin sensitivitelerinin %38 ile %69 arasında, spesifitelerinin %71 ile %99 arasında, pozitif prediktif değerlerinin %23 ile %83 arasında, negatif prediktif değerlerinin de %92 ile %94 arasında bulunduğunu göstermektedir. TARTIŞMA: Doppler ultrasonografinin malign/benign ayrımında sadece ultrasonografi ve Ca125 değerinin kombine edilmesi, ya da sadece malignite risk endeksine göre daha etkin olduğu saptandı. Malignite risk endeksinin literatürdeki bazı verilerden farklı olarak düşük sensitivitesinin sunulan çalışmadaki vaka sayısının az olmasıyla bağlantılı olabileceği düşünülmüştür. Ca125, Malignite risk endeksi ve Doppler sonografinin kombine kullanımı pelvik kitlelerin değerlendirmesinde tanısal etkinliği artırmaktadır.