Journals / Journal of Neurological Sciences (Turkish) / 2006 / Cilt: 23 - Sayı: 3
Gadolinium enhancement of cerebrospinal fluid on flair sequence in a patient with chronic renal failure
- Pages
- 227–230
- DOI
- —
Abstract
On Fluid-attenuated inversion recovery (FLAIR) sequence, the cerebrospinal fluid signal is nulled, allowing better analysis of adjacent tissue. In some pathologies such as subarachnoid haemorrhage, menengitis, and sagittal sinus thrombosis the FLAIR sequence has demonstrated CSF signal changes. But it should be remembered that persistence of gadolinium in CSF may cause diagnostic pitfall in patients with chronic reanl failure (CRF). A 73 year old female patient with CRF, who were receiving dialysis treatment underwent magnetic resonance imaging (MRI) for evaluation of an altered mental state. Initial axial FLAIR sequences, obtained before and after IV gadolinium administration, showed nonspecific T2-hyperintense white matter foci with a normal appearing subarachnoid space. A follow-up FLAIR scan without gadolinium, obtained 3 days later, showed diffuse CSF hyperintensity. The patient had not been on dialysis during the time between the first and follow-up imaging sessions: blood urea nitrogen and creatinine values were 56 mg/dl and 5.8 mg/dl, respectively. Findings from lumbar puncture did not reveal evidence of xanthochromia, haemorrhage, elevated protein, or infection. Follow-up MRI that was obtained 1.5 month later, revealed a normal subarachnoid space.Absent renal function allows the gadolinium to accumulate in CSF and equilibrate over a prolonged period with the extracellular fluid volume. It is unkown what contributions are made by blood-brain-barrier disturbances or other mechanisms of accumulation. This understanding may prevent diagnostic errors or unnecessary additional diagnostic examinations in these patients. In this article a dialysis-dependent CRF patient with persistence of gadolinium in the subaracnoid space on MRI is presented.
Özet
Fluid-attenuated inversion recovery (FLAİR) sekansında beyin omuilik sıvı (BOS) sinyali sıfırlanmaktadır, böylece komşu dokular daha iyi incelenebilmektedir. Subaraknoid kanama, menenjit, sagital sinus trombozu gibi patolojilerde FLAİR sekansı BOS sinyal değişikliklerini göstermektedir. Kronik böbrek yetmezliği (KBY) olan olgularda BOS’da gadolinium tutulumunun hatalı tanılara yol açabileceği akılda tutulmalıdır. KBY nedeniyle hemodiyaliz tedavisi alan 73 yaşında kadın olgu bilinç değişikliği etyoloji aydınlatmak üzere manyetik rezonans görüntüleme (MRG) yapıldı. İV gadolinium uygulama öncesi ve sonrası ilk aksiyal FLAİR sekansı T2 hiperintens beyaz cevher değişiklikleri ve normal subaraknoid mesafe gözlendi. Üç gün sonra yapılan kontrastsız FLAİR sekansında BOS’da yaygın hiperintens görünüm saptandı. Bu üç gün süre içerisinde olguya hemodiyaliz yapılmadı. Bu sıradaki üre ve kreatinin değerleri 56mg/dl ve 5.8mg/dl idi. Lomber ponksiyon incelemesinde BOS’da ksantokromi, hemoraji, protein artışı ya da enfeksiyon bulgusu saptanmadı. Birbuçuk ay sonra yapılan MRG’de subaraknoid mesafe normaldi.Renal fonksiyon bozukluğu gadoliniumun BOS’da birikimine neden olur ve ekstresellüler sıvı ile dengelenmesi uzun süre alır. Birikime neden olan mekanizmalar ya da kan beyin bariyeri bozukluğunun ne ile tetiklendiği bilinmemektedir. Bu özelliklerin bilinmesi bu gibi olgularda tanısal hatalar ve tanıya yönelik gereksiz tetkikler önlenebilir. Bu yazıda diyalize bağımlı KBY’li bir olguda FLAİR sekansında subaraknoid alandaki gadolinium tutulumu sunuldu.