Journals / Journal of Neurological Sciences (Turkish) / 2007 / Cilt: 24 - Sayı: 2
De novo psychogenic nonepileptic seizures after epilepsy surgery: A case report
- Pages
- 170–177
- DOI
- —
Abstract
Psychogenic nonepileptic seizures (PNES) are operationally defined as episodes of behavioral events similar to epilepsy, but caused by a psychological process and not associated with abnormal electrical discharges in the brain. About 20% of patients referred for epilepsy surgery centers presumed refractory epileptic seizures prove to have purely PNES. The differentiation of PNES from epileptic seizures is difficult. The management of PNES as epileptic seizures can lead to unnecesseray and inappropriate medical antiepileptic treatment. Moreover, the failure to recognize PNES and the psychological cause of the disorder can lead to suicide of the patient. Accordingly diagnosis of PNES or epileptic seizure can decrease the rate of mortality and morbidity. Several groups have observed the development of PNES after epilepsy surgery in patients with different localization and pathology of epileptic focuse. Reported incidence rates of such seizures vary between 1.8 and 8.8 %. We report here one patient who had PNES after surgery, in homogeneous group of 130 patients with mesial temporal lobe epilepsy and hippocampal sclerosis. Examining of semiological and elctrophysiolgical features of her attacks by video-EEG monitoring, prevent the incorrect diagnosis and treatment. Psychiatric evaluation of patients with refractory epileptic seizures before epilepsy surgery may be suggestive for effect of mood instability and occurance of PNES after surgery. Preventive strategies against these problems with colloboration can lead to better results. That case report suggest that psychiatrist, psychologist must be involved in addition to neurologist, neurosurgeon, neroradiologist, specialist in nuclear medicine for evaluation of epileptic patients before and after epilepsy surgery.
Özet
Epileptik olmayan psikojenik nöbetler (EOPN) davranış olarak epileptik nöbetlere benzeyen ancak nöronal deşarjlarla birlikte olmayan psikolojik süreçlerle ilişkili ataklardır. Epilepsi cerrahisi merkezlerine dirençli epileptik nöbetleri nedeni ile başvuran hastaların %20’sinde EOPN olduğu kanıtlanmıştır. EOPN’lerin epileptik nöbetlerden ayırımı zordur. EOPN’lere epileptik nöbet gibi tedavi edilmesi gereksiz ve uygunsuz antiepileptik kullanımına neden olmaktadır. Ayrıca EOPN’nin tanınmaması ve buna neden olan psikolojik nedenin tanınmaması intiharlara neden olabilir. Buna göre EOPN ve epileptik nöbetin doğru tanısı mortalite ve morbiditeyi azaltabilir. Epilepsi cerrahisi sonrası EOPN’si gelişen birkaç hasta grubunda farklı lokalizasyon ve patolojileri olan epileptik odaklar tanımlanmıştır. Bu nöbetlerin yıllık sıklıkları % 1.8-8.8 arasında bildirilmektedir. Burada sunulan hasta hipokampal sklerozu saptanmış mesial temporal lob epilepsisi (TLE) olan 130 kişilik homojen bir hasta grubu içinde; cerrahi sonrası EOPN geçiren tek hastadır. Video-EEG monitorizasyon ile atakların semiyolojik ve elektrofizyolojik özelliklerin analizi ile yanlış tanı ve tedavi önlenmiştir. Dirençli epileptik nöbetleri olan hastalarda epilepsi cerrahisi öncesi psikiyatrik değerlendirme cerrahi sonrası oluşabilecek duygudurum bozuklukları ve EOPN açısından gerekli olabilir. Bunlara karşı ekip olarak gerekli önlemlerinin alınması, tedavi aşamasında daha yüz güldürücü sonuçlara ulaşılmasını sağlayabilir. Bu olgu sunumu bize epilepsi cerrahisi planlanan hastaların, baştan itibaren ekip çalışması (nörolog, beyin cerrahı, nöroradyolog, psikiyatrist, psikolog ve nükleer tıp uzmanı) ile takibinin önemini göstermektedir.