Journals / Journal of Neurological Sciences (Turkish) / 2013 / Cilt: 30 - Sayı: 1
İntrakraniyal Dikiş İğneleri: Başarısız Bir Cinayet Girişimi veya Kaza Sonucu mudur?
- Pages
- 235–239
- DOI
- —
Abstract
The insertion of a sewing needle through fontanella is a common method to kill an infantespecially in eastern societies. Although it was first described by Meixner in 1914, this is anancient practice cited in the non-medical literature. There are some single or serial casereports up to date in the literature. Soon after the insertion of sewing needle the victimsusually die, but rarely the sewing needle can be detected incidentally after a long while. Theauthors reported a 20 years old male patient, who had two sewing needles in the left cerebralhemisphere and suffered from headache. The radiological appearance of the needles in hisbrain suggested that they must have been inserted into the cranium through the anteriorfontanel of the calvarium during infancy, before the closure of the sutures, as a result of anunsuccessful homicide attempt or an accidental injury. The patient and his relatives did notknow how the needles were introduced there.
Özet
Fontanel yoluyla dikiş iğnesi sokulması özellikle doğu toplumlarında yaygın bir bebeköldürme metodudur. Ilk kez 1914'de Meixner tarafından tanımlanmasına karşın, tıbbi olmayanliteratürde bahsedilen çok eski bir uygulamadır. Literatürde günümüze kadar birkaç tekli yadaseri olgu sunumları mevcuttur. Dikiş iğnesinin sokulmasının ardından kurban genellikle ölür,fakat nadiren dikiş iğnesi uzun süreden sonra insidental olarak saptanabilir. Yazarlar başağrısıyakınması olan sol serebral hemisferinde iki adet dikiş iğnesi olan 20 yaşındaki erkek hastayıraporladılar. Hastanın beynindeki iğnelerin radyolojik görüntüsü kazayla yaralanma ya dabaşarısız bir cinayet girişimi sonucu süturların kapanmasından once bebeklik sürecindekalvaryumdan anterior fontanel yoluyla kraniyuma sokulduklarını akla getiriyordu. Hasta veyakınları iğnelerin oraya nasıl girdiğini bilmiyorlardı.