Journals / Journal of Neurological Sciences (Turkish) / 2017 / Cilt: 34 - Sayı: 1

Selectins, Activated Leukocyte Cell Adhesion Molecule, and Platelet Endothelial Cell Adhesion Molecule-1 Tissue Levels in Patients With Low- and High-grade Gliomas

Düşük-dereceli ve Yüksek-dereceli Gliomlu Hastaların Dokularında Selektin, Lökosit Hücre Adezyon Molekülü ve Platelet Endotel Hücre Adezyon Molekülü-1 Seviyeleri

Pages
42–51
DOI
—

Abstract

Background: Adhesion molecules play an important role(s) in inflammation, tumor cell progression and invasion. Here we investigated tissue levels of selectins (E-, L-, and Pselectins), activated leukocyte cell adhesion molecules (ALCAM), and platelet endothelial cell adhesion molecules-1 (PECAM-1) in a series of patients with glial tumors and controls. Methods: A total of 39 patients, 19 with low-grade gliomas and 20 with high-grade gliomas, and 15 deceased controls who underwent autopsy after trauma were included. Adhesion molecules were measured using enzyme-linked immunosorbent assay and the results were analyzed. Results: Statistically significant differences were found between the patients and controls regarding every molecule (p

Özet

Giriş: Adezyon molekülleri inflamasyonda, tümör hücresi progresyonunda ve invazyonunda önemli bir rol oynamaktadır. Burada, selektin (E-, L-, ve P-selektin), aktiflenmiş lökosit hücre adezyon molekülü (ALHAM) ve platelet endotel hücre adezyon molekülü-1 (PEHAM-1) doku seviyeleri glial tümörlü hastalarda ve kontrol grubunda incelenmiştir. Yöntem: Toplam 39 hasta (19 düşük-dereceli ve 20 yüksek-dereceli gliom) ve travma sonrası otopsi uygulanan 15 kontrol grubu çalışmaya dahil edilmiştir. Adezyon molekülleri ELISA yöntemi ile ölçülmüş ve sonuçlar karşılaştırılmıştır. Bulgular: Her bir molekül düşünüldüğünde kontrol ve hasta grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (P < 0.05). Bunlara ek olarak, yüksek-dereceli gliomlarda düşük-dereceli gliomlara nazaran anlamlı yüksek seviyeler bulunmuştur. Sonuç: Bu sonuçlar, adezyon moleküllerinin gliom oluşmasında rol alabileceğini ve bu moleküllere yönelik ileride geliştirilebilecek hedef tedavilerin bu yıkıcı beyin tümörlerinde yardımcı olabileceğini düşündürmektedir.