Journals / İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Mecmuası / 2000 / Cilt: 63 - Sayı: 2

The value of HBME-1 immunoreactivity in the differential diagnosis of follicular derived thyroid tumors

Folliküler kökenli tiroid tümörlerinin tanısında HBME-1 antikorunun yeri

Pages
159–163
DOI
—

Abstract

HBME-1 monoclonal antibody, initially developed against to mesothelial cells, is also claimed to have immunoreactivity with follicular derived thyroid tumors. In this study the utility of HBME-1 antibody in the differential diagnosis of neoplastic and non-neoplastic lesions of thyroid has been investigated. HBME-1 antibody was applied to 40 cases of thyroid tumours and lesions. Immunohistochemical method was used. All papillary carcinonıas showed strong and diffuse immunoreactivity (10/10), but only 3 cases of nodular goitres with papillary hyperplasia (3/6) and follicular adenomas (3/5) had heterogeneous positivity. 2 cases of follicular carcinoma (2/3) and 7 cases of poorly differentiated carcinomas (7/12) were found to have immunoreactivity for anti-HBME-1 antibody. 2 cases of Graves' discase and Hurthle cell carcinomas did not show any immunoreactivity. In conclusion, HBME-1 antibody can be used as an adjunct immunostain to conventional histopathological criteria to differentiate papillary carcinomas of the thyroid from benign lesions. We suggest that negative immunoreactivity may be used as a finding supporting the diagnosis of a benign lesion.

Özet

Mezotel hücre belirleyicisi olarak geliştirilen HBME-1 monoklonal antikorunun, tiroidin iyi diferansiye folliküler kökenli karsinomlarmda da immünreaktivite gösterdiği bildirilmektedir. Bu çalışmada HBME-1 antikorunun tiroidin oldukça sık karşılaşılan neoplastik, non-neoplastik lezyonlarmın ayırımındaki değerinin araştırılması hedeftendi. Bu amaçla, tiroid neoplazisi veya non-neoplastik lezyonu olan toplam 40 vakada HBME-1 immünreaktivitesi araştırıldı. Papiller karsinomlarm tümünde (10/10) kuvvetli ve diffüz immünreaktivite belirlendi. Papiller hiperplazi içeren nodüllerin (3/6) ve folliküler adenomların üçünde (3/5) heterojen, değişik yoğunluklarda pozitivite gözlendi. Folliküler karsinomların ikisinde (2/3), az diferansiye karsinomlarm yedisinde (7/12) immünreaktivite dikkati çekti. Graves hastalığı olan iki ve Hurthle hücreli karsinomu olan iki vakada pozitiviteye rastlanmadı. Bu bulguların ışığında, HBME-1 antikorunun, tiroidin papiller lezyonlarının ayırıcı tanısında klasik histopatolojik kriterlere yardımcı olarak kullanılabileceği, özellikle immünreaktivitenin belirlenmemesinin, benign lezyon lehine bir bulgu olarak değerlendirilebileceği sonucuna varıldı.