Journals / İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Mecmuası / 2001 / Cilt: 64 - Sayı: 1-2
Hyperglycemic hyperosmolar nonketotic coma in childhood and thrombosis
- Pages
- 105–109
- DOI
- —
Abstract
Hyperglycemia hyperosmolar nonketotic coma (HHNKC) is not a frequently encountered complication in childhood type 1 diabetes mellitus. A patient with HHNKC complicated by thrombosis in carotis interna artery is presented. The 13 year old patient presented with polyuria, polydipsia, vomitig and drowsiness and yielded somnolence and signs of severe dehydratation and hyperventilation on physical examination. Laboratory investigations yielded an extremely high blood glucose level (2113 mg/dl), acidosis (pH:7.11, serum bicarbonate :10.5 mmol/L), hyperosmolality (487.7 mOsm/kg) and elevated anion gap. there was no ketonuria inspite of high glucosuria. Based on these findings HHNKC was diagnosed. Appropriate fluid and electrolyte therapy calculated for severe dehydratation was given through a central venous catheter, insulin perfusion normalized the metabolic status. However thrombosis was noted on doppler ultrasound in the carotis interna artery which required heparin therapy. In conclusion, although rare in childhood, HHNKC may be the initial presentation in type 1 diabetes mellitus and may be complicated by an increased risk of thrombosis for which children should be clo-sely monitored.
Özet
Çocukluk çağı Tip l diyabette hiperosmolar hiperglisemik nonketotik koma (HHNK) sık gözlenmeyen bir durumdur. Nadir olması ve a.carotis internada tromboz ile birlikte seyretmesi nedeni ile hiperosmolar hiperglisemik nonketotik koma tanılı bir hastanın sunulması amaçlanmıştır. 13 yaşında erkek hasta çok idrara çıkma, çok su içme, kusma ve uyuklama şikayetleri ile getirildi. Fizik muayenede uykuya eğilimli, ağır sıvı kaybı bulguları ve derin soluk alması vardı. Laboratuar bulgularında çok yüksek kan şekeri (2113 mg/dl), asidoz (pH:7.11, HCO3 10.5 mmol/L) hiperosmolalite (487.7 mOsm/kgH2O) ve artmış anyon açığı mevcuttu. İdrarda yüksek miktarda şeker bulunmasına rağmen keton yoktu. Bu bulgular eşliğinde hastaya HHNK tanısı kondu. Ağır sıvı kaybı hesaplanarak, uygun sıvı ve elektrolit tedavisi santral venöz kateter yolu ile verildi. İntravenöz insulin perfüzyonu ve sıvı tedavisi ile metabolik durum normale getirildi. Tedavi sırasında a.carotis internada dopler ultrasonografisi ile tromboz saptandı ve heparin tedavisi uygulandı. Tromboz tedavi ile geriledi. Sonuç olarak çocukluk çağında Tip l diyabetin ilk bulgusu HHNK olabilir. Bu durumda artmış tromboz riskinin birlikteliği bilinmelidir. Bu çocuklarda yakın izlem gereklidir.