Journals / İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Dergisi / 2007 / Cilt: 2007 - Sayı: 28
Marka Kimliği, Ülke Orijini, İsveçlilik
- Pages
- 45–57
- DOI
- —
Abstract
Global brands have to adapt to the economic and social conditions of the countries in which they do business. All global brands are also responsible to structure and continue their unique brand identities in the countries where they operate. The unique identities of the global brands are affected by the country of origin they belong to. Country of origin can have a significant place in the brand positioning strategy forming the values that make up the brand identity. Moreover, brands that make use of their origin of country may also become representatives of their county’s culture in international markets.Based on the example of IKEA, this paper discusses the relationship between brand origin and the identity of the global brand. A global brand’s reflecting the origin of its country to its brand identity and the unique value of this will be examined in detail. IKEA which has many shops all over the world has built its brand identity on Swedish values. The research has been completed through a document survey telling about the IKEA concept including the full-in-depth interviews with shop representatives, observation within the stores and the website. Consequently, IKEA shops are advertisement channels reflecting the Swedish values.
Özet
Gerek dünyada gerek ülkemizde medyada kadının kullanımı sık rastlanan bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Kadınların toplumsal, kültürel ve siyasal olarak televizyonda konumlandırılmış biçimi çeşitli televizyon programlarına, haber ve tartışma programlarına, reklamlara, dizilere, filmlere yansımaktadır. Medyada kadına hem tüketici olarak hem de tüketimde kullanılan bir nesne olarak çok fazla yer verilmektedir. Bu makalede, gazetelerde, televizyonlarda, reklamlarda ve dergilerde kadınların yer alış biçimleri irdelenmiştir. Medyada kadın olgusunun kullanımında kadınların sadece cinsellikleriyle değil siyasetten ekonomiye, kültür-sanattan spora toplumun çeşitli alanlarındaki başarılarıyla yansıtılmasına dikkat edilmesi gerektiği üzerinde durulmuştur. Artık kadınlar, kamusal alandaki özgürlüğünü kendi emeği ve üretimine bağlı bir biçimde kazanmaya çalışmaktadır. Kadınların gerek özel gerekse kamusal alanda elde ettiği güç ve statü onların bu alanlarda kazandığı kimliği ortaya koymaktadır. Yazılı ve görsel medyada kadına yüklenen özellikler ona herhangi bir güç ve statü ilişkisi kazandırmaktan çok uzaktır. Günümüzde halen kadınların bir çoğu cinsellik, aldatılma, kıskançlık gibi haberlere konu olarak medyada kendilerine yer bulabilmektedir. Kadınlar ülkenin siyasal ya da ekonomik gündeminden soyutlanmış olarak en çok da aldatan-aldatılan konumlarıyla gündeme gelmektedir. Bu makalede kadınların her alanda olduğu gibi medya alanında da gerek nitelik gerek nicelik olarak daha da güçlenmeleri gerektiği konusuna değinilmiştir.