Journals / İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi / 2018 / Cilt: 58 - Sayı: 2

Characteristics of the Tanzimat Novel and Two Actors of Cultural Ambivalence: Felâtun Bey and Bihruz Bey

Tanzimat Romanının Karakteristiği ve Kültürel Bocalamanın İki Aktörü: Felâtun Bey ve Bihruz Bey

Pages
229–245
DOI
—

Abstract

During the period called Tanzimat, the Ottoman Empire turned its face to the West and began to emulate a world that it had defined as “the other” for hundreds of years. The correct understanding of this emulation depends on an accurate understanding of the epistemological and ideological background of westernization. In this context, evaluating period novels as the product of westernization will contribute to understanding the westernization adventure of Turkish literature in general, and in particular, the advent of the Turkish novel. Felâtun Bey, the protagonist of Ahmet Mithat Efendi's Felâtun Bey ile Râkım Efendi, and Bihruz Bey, the protagonist of Recaizade Mahmut Ekrem's Araba Sevdası, are two heroes who reflect the psychological, ideological, and epistemological status of the period. Both heroes are treated as representatives of false westernization. The most characteristic feature of Felâtun Bey and Bihruz Bey is that they cannot belong to both Turkish and western culture and civilization circles. Behind this fact lies the duality/dilemma of the Tanzimat-era intellectuals. This is the experience of being born into the world of Ottoman culture and civilization. In this study, we will examine the epistemological and psychological conditions of the period in which the two heroes live.

Özet

Tanzimat Dönemi, Osmanlı Devletinin yüzünü Batı’ya döndüğü, dolayısıyla yüzyıllardır “öteki” olarak tanımladığı bir dünyaya öykünmeye başladığı döneminadıdır. Bu öykünmenin doğru anlaşılması, Batılılaşmanın epistemolojik veideolojik temellerinin de doğru anlaşılmasına bağlıdır. Bu bağlamda, Batılılaşmayıkonu edinen dönem romanlarının da aynı kriterler göz önünde bulundurularakdeğerlendirilmesi, genelde Türk edebiyatının Batılılaşma serüveninin, özelde deTürk romanının doğuş macerasının doğru anlaşılmasına katkı sağlayacaktır. AhmetMithat Efendi’nin Felâtun Bey ile Râkım Efendi romanının kahramanlarından FelâtunBey ve Recaizade Mahmut Ekrem’in Araba Sevdası romanının kahramanı Bihruz Bey,dönemin psikolojik, ideolojik ve epistemolojik durumunu yansıtan iki kahramandır.Her iki kahraman da öteden beri yanlış Batılılaşmanın temsilcisi olarak ele alınır.Ancak iki kahraman da aynı zamanda yanlış Doğuludurlar. Felâtun Bey ve BihruzBey’in en karakteristik özelliği bu iki kültür ve medeniyet dairesinden birine aitolamamalarıdır. Bu gerçeğin arka planında aslında Tanzimat dönemi aydınlarınınyaşadığı düalite/ikilem yatmaktadır. Osmanlı kültür ve medeniyet dünyasınadoğmak, ötesi bu kültür ve medeniyet dünyasının içinde büyümek ama sonundakendisinin karşıtı olan bir dünyanın değerlerini benimsemek zorunda kalmak yada bunu tercih etmek gibi bir durum vardır. Yaptığımız bu çalışmada, söz konusuiki kahramanın yaşadığı kültürel bocalama/düalite dönemin epistemolojik vepsikolojik şartları göz önünde bulundurularak irdelenecektir.