Journals / İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi / 2021 / Cilt: 61 - Sayı: 1
When Spaces and Genres Intersect: An Ottoman Venus
- Pages
- 303–318
- DOI
- —
Abstract
Mehmed Celâl is among a group of writers called “the in-between generation” becausethey continued to produce classical poetry alongside new prose and verse forms, andhis novels have a hybrid character that transcends the classical vs. modern dichotomy.In 1886, Mehmed Celâl wrote Venus, in which he transformed the mythologicalnarrative of Venus, reconstructing it in the Ottoman context. In this novella, literarygenres from different traditions coexist, producing an intriguing Venus text thatcontains poems written in classical Ottoman forms. Diversity in Venus is not limitedto genre alone. Unlike other novels of the same period, sea baths in Venus are a placewhere one can meet members of the opposite sex. The main character of the story,the Poet, meets his lover whom he has named Venus in the hidden forests of Istanbul.He watches her swim in a sea bath, the only place where crowds appear in the text.Recalling mythological narratives, Venus is described alongside depictions of the seaand nature. Mehmed Celâl’s statements at the beginning of the text demonstrate thatthe sea baths of that period constituted an alternative public space. This article aims toobserve how the archaic Venus narrative was transformed by an Ottoman writer, andto assess Venus, an understudied text since it has yet not been Latinized, in terms ofgeneric and spatial diversity.
Özet
Yazdıkları romanların yanı sıra klasik şiir geleneğini devam ettirdikleri için edebiyattarihinin “ara nesil” olarak adlandırdığı yazarlardan biri de Mehmed Celâl’dir.Romanları, sert çizgilerle kategorileştirilen klasik ve modern edebiyat ayrımına tersdüşecek derecede melez yapıda olan Mehmed Celâl 1886 yılında, kendi deyimiyle,Venüs isimli bir “romancık” yazar. Mitolojik Venüs anlatısını dönüştürerek Osmanlıbağlamında yeniden kurguladığı novellasında farklı geleneklere ait edebî türler biraradadır. Bu sayede, aruz kalıpları ile yazılmış şiirlerin bulunduğu ilginç bir Venüsmetni ortaya çıkar. Venüs’teki çeşitlilik sadece türlerle de sınırlı değildir. O dönemdeyazılan romanlardan farklı olarak Venüs’te karşı cinslerin karşılaşma alanı denizhamamlarıdır. Hikâyenin ana karakteri olan Şair, Venüs ismini verdiği sevgilisiyleİstanbul’un gizli kalmış ormanlarında görüşür. Onu, metinde kalabalıklara rastlanılantek mekân olan deniz hamamında yüzerken izler. Mitolojik anlatıyla da denk düşecekşekilde Venüs, deniz ve tabiat tasvirleriyle birlikte anlatılır. Mehmed Celâl’inmetnin başında yaptığı açıklamalar, sayfiye yerlerinde kurulan deniz hamamlarınındönemin halkı için alternatif bir kamusal alan teşkil ettiğini gösterir. Bu çalışma,arkaik Venüs anlatısının Osmanlı’daki bir yazar tarafından nasıl dönüştürüldüğünügörmeyi amaçlıyor. Henüz Latinize edilmediği için gölgede kalmış bu metni, türsel vemekânsal çeşitlilikler üzerinden incelemeye açıyor.