Journals / İstanbul Tıp Dergisi / 2009 / Cilt: 10 - Sayı: 1

Primary Fallopian Tube Carcinoma

invaziv Tuba Karsinomu; Olgu Sunumu

Pages
37–39
DOI
—

Abstract

Primary fallopian tube carcinoma is a rare malignancy (% 0.1-1,0). Most detected hystological type is adenocarcinoma. Generally the prediagnosis of the cases are ovarian mass or tuboovarian abces provisionally. An 51 years old patient G4P3C1, complaining bilateral inguinal pain and prolapsus of the genitalia is presented. Gynecological examination revealed 2. degree descensus uteri and 2. degree rectocele. Uterus size was about 16-18 gestational weeks and a smooth mass was lying to the left pelvic region. Transvaginal USG revealed a solid, partially cystic mass, 12x9 cm in diameter, neighboring uterus to the left side. Laparotomy was performed and exploration revealed a mass of left fallopian tube 15x 10cm in diameter with irregular surface. Total abdominal hysterectomy, bilateral salphingo-oophorectomy and omentec-tomy were performed. A Cisplatin based chemotherapy was administered following the surgeiy. Preoperative diagnosis of this disease is difficult. Intraoperative or postoperative histopathological definitive diagnose is generally needed. Although survival of the patients are not satisfactory, long survives are reported in some cases. Up to present knowledge these patients should be treated as ephitelial ovarian carcinomas. We report this case due to difficulties in diagnosis and increasing incidence of the disease.

Özet

Fallop tüpünün primer karsinomu en nadir karşılaşılan jinekolojik maligni-tedir (% 0,1-1,0). En sık rastlanan histolojik tipi ise adenokarsinomlardır. Genellikle bu tablo ovaryan tümör ya da tubaovaryan kitle olarak yanlış teşhis edilebilmektedir. Bu nedenle teşhiste gecikme ve yanılma olabilmektedir. 51 yaşındaki, G4P3C1 olgumuz bilateral inguinal ağrı ve genital bölgede sarkma şikayeti ile kadın doğum polikliniğimize başvurdu. Jinekolojik muayenesinde 2. derecede desensus uteri, 2. derece rektosel, uterus yaklaşık 16-18 gebelik haftası cesamette, sola doğru büyümüş yumuşak kıvamlı kitle palpe edildi. USG'de uterus sol yan duvar komşuluğunda 12x9 cm boyutlarında solid görünümde yer yer kistik alanlar içeren kitle görüntüsü mevcuttu. Laparatomik eksplorasyonda; sol tubada yaklaşık 15x10 cm boyutlarında irregüler yüzeyli kitle ve ödemli tuba yapısı izlenmesi nedeniyle tubal karsinom tanısı ile total abdominal histerektomi, bilateral salpingoooforektomi ve omentektomi yapıldı. Preoperatif tanısı oldukça zor olan bu patolojinin kesin tanısı genellikle intraoperatif veya postoperatif histopatoloji ile saptana-bilmektedir. Prognoz kötü olmasına rağmen nadiren de olsa uzun dönem survi bildirilmiştir. Daha kapsamlı çalışmalar yapılancaya kadar bu hastalara klinik anlamda epitelyal over kanseri gibi yaklaşılmalıdır. Tuba karsinomunun tanı güçlüğü, agresif potansiyeli, nadir raslânmasına karşın artan insidansı nedeniyle olgumuzu sunmayı uygun bulduk.