Journals / İstanbul Medipol Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi / 2021 / Cilt: 8 - Sayı: 1

Determination of the Place of Injury with respect to Determining the Law Applicable to the Claims for Indemnity of Reflective and Ricochet Losses

Yansıma Yoluyla Zararların Tazmini Taleplerine Uygulanacak Hukukun Belirlenmesi Bakımından Zarar YerininTespiti

Pages
295–328
DOI
—

Abstract

The general provision determining the law applicable in disputes arising from torts including foreign element is the provision of article 34 of Turkish code on private international and procedural law. According to this provision, the law of the country where the damage occurred will be applied to debts arising from tort, if the place where the tort was committed and the place where the damage occurred are in different countries. Within the scope of this provision, it is generally accepted in the doctrine that the country where the direct damage occurred should be taken into account when determining the place of damage. However, besides the direct consequences due to tort, there may also be indirect consequences and reflective damages. There is no clarity in code on private international and procedural as to whether direct or indirect consequences due to tort will be taken into account. In this article, it will be discussed whether the place of direct damage can be considered in determining the place of damage in terms of claims for indemnity of reflective and ricochet losses.

Özet

Yabancılık unsuru taşıyan haksız fiillerden doğan uyuşmazlıklarda uygulanacak hukuku belirleyen genel düzenleme, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 34. maddesi hükmüdür. Söz konusu hüküm gereği, haksız fiilden doğan borçlar, haksız fiilin işlendiği yer ile zararın meydana geldiği yerin farklı ülkelerde olması halinde zararın meydana geldiği ülke hukukuna tabi olacaktır. Bu hüküm kapsamında, zarar yeri tespit edilirken, doğrudan zararın meydana geldiği ülkenin dikkate alınması gerektiği doktrinde çoğunlukla kabul edilmektedir. Ancak, haksız fiile bağlı doğrudan sonuçların yanı sıra dolaylı sonuçlar ve yansıma yoluyla görülen zararlar da mevcut olabilmektedir. Kanunda haksız fiile bağlı doğrudan sonuçların mı yoksa dolaylı sonuçların mı dikkate alınacağı konusunda bir açıklık bulunmamaktadır. Bu makalede, yansıma yoluyla zararların tazmini talepleri bakımından zarar yerinin belirlenmesinde, doğrudan zarar yerinin esas alınıp alınamayacağı tartışılacaktır.

Keywords: Yansıma yoluyla zarar, zarar yeri, haksız fiillere uygulanacak hukuk, dolaylı zarar, doğrudan zarar.