Journals / İstanbul Medical Journal / 2020 / Cilt: 21 - Sayı: 4
A Study on Sentinel Node and Occult Lesion Localisation: Do We Really Need an Intraoperative Frozen Examination?
- Journal
- İstanbul Medical Journal
- Pages
- 312–319
- DOI
- —
Abstract
Introduction: The sentinel node and occult lesion localisation(SNOLL) technique combines radio-guided occult lesionlocalisation and sentinel lymph node biopsy (SLNB) usingradioisotopes. In addition to the success of the SNOLL procedure,we investigated the efficacy and necessity of intraoperativefrozen pathology in terms of clear margins and reinterventionsin non-palpable breast lesions (NPBLs).Methods: The study was conducted at a single centre, in ageneral surgery clinic between 2006-2016. The medical recordsof 83 patients with NPBLs and negative axillae were acquired.Before surgery, patients were administered peritumoral andsubdermal radionuclide tracer at the axillary region. All thepatients underwent breast-conserving surgery and SLNB usinga gamma probe following SNOLL.Results: A malignancy was detected in 78 of 83 lesions. Analysesof intraoperative frozen sections showed that the surgicalmargins were clear in 35 (44.9%), close in 17 (21.7%), andinvolved in 26 (33.3%) patients. Patients in the latter two groupsunderwent intraoperative re-excision of the tumour. On the finalparaffin sections, surgical margin positivity was determined inseven (9%) patients. Sentinel lymph nodes (SLNs) were detectedsuccessfully in 77 of 78 patients (98.7%). The overall success rateof the SNOLL procedure was 88.5% (69/78) in patients surgicallytreated in a single operation. Intraoperative re-excision wasbeneficial in only 3 of 78 (3.8%) patients.Conclusion: SNOLL is a feasible, simple, and time-savingmethod for localising non-palpable breast cancers and SLNs.However, the contribution of margin assessment using frozensections to the success of the method is limited.
Özet
Amaç: Sentinel nod ve okült lezyon lokalizasyonu (SNOLL), radyonüklid okült lezyon lokalizasyonu ve sentinel lenf nodu biyopsisinin (SLNB) birlikte kullanıldığı tekniktir. Çalışmamızda SNOLL işleminin başarısının yanı sıra palpe edilemeyen meme lezyonlarında cerrahi sınır pozitifliği ve tekrar girişim açısından intraoperative dondurulmuş patoloji gerekliliği ve yararlılığını da araştırdık. Yöntemler: Çalışma 2006-2016 yılları arasında tek merkezde genel cerrahi kliniğimizde yapılmıştır. Palpe edilemeyen meme lezyonu olan aksillası negatif 83 hastanın kayıtları kullanılmıştır. Cerrahiden önce tüm hastalara peritümoral ve aksilla bölgesinde subdermal radyonüklid enjekte edilmiştir. Tüm hastalara SNOLL prosedürünü takiben gama prob yardımı ile meme koruyucu cerrahi ve SLNB uygulanmıştır. Bulgular: Seksen üç hastanın 78’inde malignite tespit edilmiştir. İntraoperatif dondurulmuş incelemede 35 (%44,9) hastada cerrahi sınır negatif, 17 hastada (%21,7) yakın cerrahi sınır ve 26 (%33,3) hastada cerrahi sınır pozitif olarak gelmiştir. Son iki gruptaki hastalara intraoperatif tümör reeksizyonu yapılmıştır. Nihai paraffin incelemede 7 (%9) hastada cerrahi sınır pozitifliği tespit edilmiştir. Sentinel lenf nodları (SLN)’ler 78 hastanın 77’sinde (%98,7) başarı ile tespit edilebilmiştir. Tek operasyon ile tedavi edilen hastalarda SNOLL prosedürünün genel başarısı %88,5’tir (69/78). İntraoperatif reeksizyon hastaların sadece üçünde (%3,8) fayda sağlamıştır. Sonuç: SNOLL; palpe edilemeyen meme kanserlerinde ve SLN’lerin lokalizasyonunda kolay uygulanabilen, basit ve zaman kazandırıcı bir yöntemdir. Ancak dondurulmuş inceleme ile cerrahi sınır değerlendirmesinin yöntemin başarısına olan katkısı sınırlıdır.