Journals / İstanbul Medical Journal / 2019 / Cilt: 20 - Sayı: 2

Abdominal Wall Endometriosis: Analysis of 66 Patients at a Tertiary Center

Abdominal Duvar Endometriozis: Tersiyer Merkezde 66 Hastanın Analizi

Pages
94–97
DOI
—

Abstract

Introduction: The objective of this study was to review the patients’ characteristics and surgical findings of surgically excised abdominal wall endometriosis (AWE) cases.Methods: We retrospectively analyzed the medical records of patients diagnosed with AWE between 2005 and 2015. Descriptive data were collected and analyzed.Results: Sixty-six patients with histopathological diagnosis of AWE were included in our study. The mean age was 32±6.8 years and all cases were multiparous. All patients had a history of previous abdominal surgery and 63 patients had a history of cesarean delivery. The primary symptom was a painful palpable mass. The excised mass was generally on the previous surgical scar. The excised mass location was observed as subcutaneous tissue, fat layer, fascia and muscle tissue. There was no statistical correlation depth of invasion and mass size with the number of previous surgeries.Conclusion: Caesarean incision was considered as the most important predisposing factor for AWE. As caesarean rates are increasing, we believe that the incidence of AWE will increase in the future. For this reason, more prospective studies are needed for prognosis and prophylaxis of the disease.

Özet

Amaç: Çalışmamızın amacı, cerrahi olarak eksize edilmiş abdominal duvar endometriozis (AWE) olgularının hasta karakteristik özelliklerini ve cerrahi bulgularını değerlendirmektir. Yöntemler: 2005-2015 yılları arasında histopatolojik olarak AWE tanısı alan hastaların tıbbi kayıtlarını retrospektif olarak taradık ve tanımlayıcı dataları analiz ettik. Bulgular: Çalışmamıza histopatolojik AWE tanılı 66 hasta dahil edildi. Ortalama yaş 32,0±6,8 idi ve tüm olgular multipar idi. Altmış üç hastanın geçirilmiş abdominal cerrahi öyküsü mevcuttu. Üç olgu hariç, tüm hastaların geçirilmiş sezaryen öyküsü mevcuttu. Hastaların primer semptomu ağrı ve palpe edilen kitle idi. Eksize edilen kitle genellikle önceki cerrahi skar üzerindeydi. Eksize edilen kitle lokasyonu subkutan doku, yağ tabakası, fasya ve kas dokusu olarak izlendi. Abdominal duvara invazyon derinliği ve kitle boyutu ile geçirilmiş cerrahi sayısı arasında bir ilişki izlenmedi. Sonuç: Sezaryen insizyonu, AWE için en önemli predispozan faktör olarak değerlendirildi. Günümüzde sezaryen oranları arttığı için, gelecekte abdominal duvar endometriozis olgularının insidansının artacağına inanıyoruz. Bu nedenle hastalığın prognozu ve profilaksisi için daha çok prospektif çalışmaya gereksinim duyulmaktadır.