Journals / İstanbul Medical Journal / 2019 / Cilt: 20 - Sayı: 6
Contribution of the Diffusion Weighted Magnetic Resonance Imaging on Classification of Hepatic Hydatid Cyst Types
- Journal
- İstanbul Medical Journal
- Pages
- 547–552
- DOI
- —
Abstract
Introduction: The purpose of this study is to provide aclassification of different types of hepatic hydatid cysts bymeasuring the mean apparent diffusion coefficient (ADC)and exponential apparent diffusion coefficient (EADC) usingdiffusion-weighted magnetic resonance imaging (MRI).Methods: A total of 60 patients (42 female, 18 male) and 79lesions were included in this retrospective study. The patientswere diagnosed with hepatic cyst lesions for various reasonsaccording to the hospital’s abdominal MRI records, andtherefore all patients had their diagnosis pathologically orserologically confirmed. ADC and EADC maps were obtainedwith values of b0, and b400 s/mm2, and mean ADC and EADCvalues were calculated for each lesion. Then, the mean valuecalculated for each cyst type is compared.Results: Regarding ADC values, we determined a statisticallysignificant difference between types 1 and 4, types 2 and 4,and types 3 and 4 (p=0.001). When we compared EADC values,we found that EADC values of WHO type 4 lesions were higherthan WHO type 1,2, and 5 lesions (p=0.001). Also, we dividedour patients’ lesions into two groups, namely active (types1,2,3) and inactive (types 4,5) lesions. When we comparedeach group’s mean ADC and EADC values, we determined adifference between active and inactive groups. When comparedto inactive groups, ADC values of active lesions were higher,and EADC values were lower, as shown by statistics.Conclusion: Our study shows that ADC and EADC values may beuseful for the differentiation of type 4 lesions from other types,and distinguishing of active and inactive groups.
Özet
Bu çalışmada amacımız karaciğerde yerleşmiş olan farklı evrelerdeki kist hidatik lezyonlarının difüzyon ağırlıklı görüntüleme (DAG) ile ortalama ADC ve EADC değerlerini hesaplayarak, lezyonların evrelerine göre birbirinden ayrımında DAG’nin katkısı olup olmayacağını araştırmaktır. Yöntemler: Çalışmamızda Ocak 2014-Mayıs 2015 tarihleri arasında hastanemizde kist hidatik tanısı almış, patolojik ya da serolojik olarak tanısı doğrulanmış ve herhangi bir sebeple üst batın MR tetkiki yapılmış 18-81 yaşları arasında, 60 hastaya (42 kadın, 18 erkek) ait 79 adet lezyon incelendi. b0 ve b400 değerinde elde edilen DAG’den her lezyonun ADC ve EADC haritası çıkarıldı. Daha sonra hidatik kist tiplerinin hesaplanan ortalama ADC ve EADC değerleri kantitatif olarak karşılaştırılmışır. Bulgular: Çalışmamızda b400 değerinde, tip 1 ile 4 arasında, tip 2 ile tip 4 arasında, tip 3 ile tip 4 arasında ADC değerleri arasında istatistiksel yönden anlamlı fark olduğu tespit edildi (p=0,001). WHO kategorilerinin EADC değerleri karşılaştırıldığında kategorisi 4 olan hastaların EADC değerleri; WHO kategorisi 1,2,5 olan hastaların ADC değerlerinden anlamlı olarak yüksekti (p=0,001). Ayrıca lezyonları aktif (tip 1,2,3) ve inaktif (tip 4,5) olarak; iki gruba ayırdığımızda grup ortalamaları arasında istatistiksel açıdan anlamlı fark tespit edildi. Aktif lezyonların ADC ortalamaları, inaktif lezyonların ADC ortalamalarından yüksek, EADC ortalamaları, inaktif lezyonların EADC ortalamalarından düşüktü. Sonuç: Bizim çalışmamız karaciğer hidatik kist hastalığında tip 4 lezyonların diğer sınıflardan ayırımında ve aktif ve inaktif grupların birbirinden ayırımında ADC ve EADC değerlerinin faydalı olabileceğini göstermektedir.