Journals / İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Tıp Dergisi / 2020 / Cilt: 12 - Sayı: 1

Tularemia in Diyarbakır Province and its Surroundings: A Rarely Known Disease

Nadir Bilinen Bir Hastalık: Diyarbakır ve Yöresinde Tularemi

Pages
52–56
DOI
—

Abstract

Objective: Tularemia is a zoonosis caused by Francisella tularensis; a small Gram-negative aerobic coccobacillus. It is endemic in northern hemisphere and often seen in hunters, farmers, animal breeders, forest workers nature lovers,veterinarians and laboratory staff. After the first epidemic in 1936, there have been many outbreaks in Turkey. The number of cases has increased each year and reached 4986 by 2015. We aimed to determine the seroprevalence of tularemia in rural and urban regions of Diyarbakır. Method: Serum samples of 1503 healthy blood donors from Diyarbakir and neighboring provinces regardless of age and gender were included in the study. Serum samples were investigated for the presence of IgG antibodies against F.tularensis by microagglutination methods. Serum samples with positive titration of 1/20 were studied by Rose Bengal test in terms of cross- reactivity with Brucella antibodies. Rose-Bengal test negative samples were retested in low titers. Results: Study participants consisted of 1410 male, and 93 female donors. The mean age of donors was 33.2±9.8 years. Serum samples of 22 donors were determined as positive in 1/20 titration. Three of them which were fully reactive with Brucella slide agglutination were considered positive for Brucella antibodies. The remaining 19 serum samples (1.3%) were accepted as tularemia seropositivity. Sixteen (84.2%) of seropositive donors were male, while three (15.8%) of them were female. The mean age of seropositive donors was 29.5±10.3 years. There was no significant difference in gender (p=0.108) and age groups (p=0.053) among tularemia seropositive donors. Conclusion: Seropositivity rate of 1.3% indicates the presence of tularemia agent in the region. Educating the local people and population inhabiting especially in rural area risk groups about the disease may reduce the transmission of the agent.

Özet

Amaç: Tularemi hastalığı, küçük, aerop, Gram negatif bir kokobasil olan Francisella tularensis’in etken olduğu bir zoonozdur. Kuzey yarımkürede endemik olan hastalık, sıklıkla avcılar, çiftçiler, hayvan yetiştiricileri, orman çalışanları, doğa tutkunları, veteriner hekimler ve laboratuvar çalışanlarında görülür. Ülkemizde, ilk olarak 1936’da olmak üzere birçok salgın bildirilmiş, olgu sayısı yıllar içinde artarak 2010-2015 yıllarında 4986’ya ulaşmıştır. Diyarbakır yöresinde Tularemi ile ilgili kapsamlı bir epidemiyolojik çalışma bulunmamaktadır. Biz bu çalışmamızda Diyarbakır merkez ve kırsalında tularemi seroprevalansını tespit etmeyi amaçladık. Yöntem: Çalışmaya sağlıklı 1503 kan bağışçısının serum örnekleri cinsiyet ve yaş ayırımı gözetmeksizin dahil edildi. Serumlar mikroaglütinasyon yöntemi kullanılarak F. tularensis IgG antikoru açısından tarandı. Taramada ≥1/20 titrasyonu pozitif olan serumlarda önce Brucella antikorlarıyla çapraz reaksiyon açısından Rose-Bengal testi çalışıldı. Rose-Bengal testi negatif olan serumlara daha düşük titrelerde titrasyon işlemi uygulandı. Bulgular: Çalışmamıza katılanların 93’ü kadın, 1410’ü erkek bağışcılar oluşturmaktadır. Bağışcılar 18-65 yaş aralığında olup yaş ortalaması 33,2’dir. Çalışmaya katılan bağışçıların 22’sinde 1/20 tarama titrasyonunda pozitiflik saptandı. Bu serumlardan 3 tanesi Brucella lam aglütinasyon ile reaksiyon verdiği için Brucella antikor pozitifliği olarak kabul edildi. Geriye kalan 19 serum (%1,3) tularemi tarama seropozitifliği olarak kabul edildi. Seropozitif bağışcıların 3’ü kadın 16’sı erkek olup, yaş ortalaması 29,5’dir. Tularemi seropozitif kişilerin cinsiyetler ve yaş açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır (cinsiyet p=0.108/yaş p=0,053). Sonuç: Sonuç olarak, çalışmamızda saptadığımız %1,3’lük seropozitiflik oranı, tularemi etkeninin bölgede bulunduğunu göstermektedir. Yerel halk ve özellikle kırsal kesimde yaşayan risk gruplarına hastalık ile ilgili eğitimler verilerek etkenin bulaşı azaltılabilir.