Journals / İslami Araştırmalar / 2021 / Cilt: 32 - Sayı: 1

The Relations of Indian, Indian Kings and Delhi Turkish Sultanate (1206-1320)

Hindular, Hindu Kralları ve Delhi Türk Sultanlığı İlişkileri (1206-1320)

Pages
138–164
DOI
—

Abstract

In this study, India, one of the prominent places where the Islamic armies’ holy war campaigns extend over is the subject. In particular, the activities of Muslims and Turks, about their raids on Hindus and other non-Muslim communities between 1206 and 1320, which were reflected in the written records of the time, are discussed. The Islamic raids, initiated by the armies of Mohammed b. as-Sekafi in 642 continued at regular intervals. Accordingly, the Ghaznavids and the Ghurids, made the Islamic raids more systematic and organized. These raids are not dealt with here, as they have been discussed in general and specifically in some other studies. Moreover, the Islamic raids organized on the whole of India, especially Northern India, after 1320, has also been studied to a large extent. Here, it is seen that Sultan Kutbad-din Aybek, who was among the statesmen and commanders of the last Ghurid Sultan Muizzad-din Muhammed, pushed the Turkish and Islamic raids over the top between 1190-1210. His establishment of a new state in 1206, known as Delhi Turkish Sultanate, opened up a wide geography for Turks and Muslims. The focus of the study is the raids on Hindu settlements in Northern and Central India along with their kings and regional administrators. It is observed that, sultans such as Shamsad-din İl-tutmush (1210-1236), Sultan Nasırad-din (1246-1266), Sultan Balaban (1266- 1286), Sultan Jalal ad-din Firuz Shah Khaljis (1290-1296) and Sultan Alaad-din Muhammed Shah (1296-1316) produced effective and successful results to a large extent. It is understood that the raids on the Hindus were not easily fulfilled for regions such as Rajasthan and Galyur. The construction of sheltered fortresses inhabited by Hindu kings in a way that could withstand against prolonged siege operations, and the raids of some Hindu tribes who lived in steep places, mountainous regions and woods, had been challenging. It is among under the records of the time that horses, elephants and other animals were confiscated, Hindu shrines and idols were destroyed, and many other valuable items were also confiscated. Although the study is shaped around stated issues, it also includes explanatory information about the rival Hindu kings, cities and regions where expeditions are held.

Özet

Bu çalışmada İslâm ordularının gaza seferlerinin uzandığı önemli yerlerden birisi olan Hindistan konu edinilmiştir. Özellikle Müslümanların ve Türklerin 1206-1320 yılları arasında Hindular ve diğer gayrimüslim topluluklar üzerine düzenledikleri akınların dönem kaynaklarına yansıyan kısımları ele alınmıştır. Muhammed b. es-Sekâfî’nin ordularının miladi 642 yılında başlattıkları İslâm akınları, belli aralıklarla devam etmiştir. Bu doğrultuda Gazneliler ile Gurlular, İslâm akınlarını daha sistemli ve organize hale getirmişlerdir. Bu akınlar, bazı çalışmalarda genel ve özel olarak konu edinildiği için burada ele alınmamıştır. Yine 1320 sonrası Kuzey Hindistan başta olmak üzere Hindistan’ın geneli üzerine düzenlenen İslâm akınları da farklı çalışmalar içerisinde büyük oranda irdelenmiştir. Burada ise son Gurlu Sultanı Muizzeddîn Muhammed’in devlet adamları ve kumandaları arasında yer alan Sultan Kutbeddîn Aybek’in 1190-1210 yılları arasında Türk ve İslâm akınlarını zirveye taşıdığı görülmektedir. Onun 1206’da Delhi Türk Sultanlığı olarak bilinen yeni bir devleti kurması, Türklerin ve Müslümanların önüne geniş bir coğrafyayı açmıştır. Çalışmanın yoğunlaştığı noktada, Kuzey ve Orta Hindistan’da bulunan Hindu yerleşim yerleri ile kralları ve bölge idarecileri üzerine düzenlenen akınları konu edinmiştir. Burada Şemseddîn İl-tutmuş (1210-1236), Sultan Nâsıreddîn (1246-1266), Sultan Balaban (1266-1286), Sultan Celâleddîn Fîrûz Şah Halacî (1290-1296) ve Sultan Alâeddîn Muhammed Şah (1296-1316) gibi sultanların etkili ve büyük oranda da başarılı sonuçlar elde ettikleri görülmektedir. Hindular üzerine düzenlenen akınların özellikle Racastan ve Galyur gibi bölgeler için kolay seferler olmadıkları anlaşılmaktadır. Hindu krallarının yaşadıkları korunaklı kalelerin uzun süreli kuşatma harekâtlarına dayanabilecek şekilde inşa edilmeleri, bazı Hindu kabilelerinin sarp yerler, dağlık bölgeler ve ormanlık alanlarda yaşamaları düzenlenen akınları zorlayıcı olmuştur. Ele geçirilen yerlerdeki at, fil ve diğer hayvanlara el konulduğu, Hindu mabetlerinin ve putlarının yıkıldığı ve pek çok değerli eşyaya da el konulduğu dönem kaynaklarının kayıtları arasında yer bulmuştur. Çalışmamız ifade edilen bu hususlar etrafında şekillenmekle birlikte, mücadele edilen Hindu kralları, sefer düzenlenen şehirler ve bölgelerle alakalı da açıklayıcı bilgilere yer vermektedir.