Journals / İran Çalışmaları Dergisi / 2021 / Cilt: 5 - Sayı: 2

The Quest for Ontological Security in Iranian Foreign Policy and Iranian Approach to The Palestinian Issue

İran Dış Politikasında Ontolojik Güvenlik Arayışı ve Filistin Meselesine Yaklaşım

Pages
173–204
DOI
—

Abstract

The identity perspective that Iran had with the 1979 revolution re-determined the direction of its foreign policy, and it was observed that the approach to some issues was carefully preserved, although some flexibility was achieved in terms of foreign policy over time. It is difficult to explain such persistent policies, which are carried out at the expense of various costs, if it is assumed that foreign policy is shaped only by the focus of physical security and material interests, as predicted by traditional approaches. In this study, which analyzes the role of ontological security in the course of Iranian foreign policy, is aimed to evaluate whether, as well as physical security and interests, ontological security concerns are determinative in terms of its foreign policy actions. In this study, it is assumed that there are ontological security concerns behind some of the ongoing issues that are firmly adopted in Iran's foreign policy. This study, which is handled within the framework of the Ontological Security Theory (OST), has been carried out with a focus on Iran's approach to the Palestinian issue. It has been concluded that the approach to the Palestinian issue corresponds to an 'ontological security-providing routine' for Iran, which has self-narratives such as anti-hegemony, the leadership of the oppressed people, and seeking justice against persecution. When analyzed in the context of ontological security, it is possible to say that Iran's aim of preserving its self-image and maintaining its self-narratives has formed a strong resistance effort regarding this issue, and concerns about this have created an ontological resistance that shapes actions.

Özet

İran’ın 1979 devrimiyle birlikte sahip olduğu kimliksel perspektif onun dış politikasının yönü de yeniden tayin etmiş, zaman içerisinde dış politika adına bir takım esnekliklere sahip olunmuşsa da kimi hususlara olan yaklaşımın özenle korunduğu gözlenmiştir. Geleneksel yaklaşımların öngördüğü biçimde dış politikanın yalnızca fiziki güvenlik ve materyal çıkarlar odağında şekillendiği varsayımından hareket edildiği takdirde, bu kapsamda çeşitli maliyetleri göze almak pahasına da olsa sürdürülen ısrarlı politikaları açıklamak güçtür. İran dış politikasının işleyişinde ontolojik güvenliğin rolünün analiz edildiği bu çalışmada, İran’ın fiziksel güvenlik ve materyal çıkarı kadar ontolojik güvenliğe dair kaygılarının da onun dış politika eylemleri açısından belirleyici olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda, Ontolojik Güvenlik Teorisi (OGT)’nden istifade edilen çalışmada, İran dış politikasında sıkı sıkıya sahiplenilen ve süreklilik arz eden kimi meselelerin ontolojik güvenlik arayışı ile ilişkilendirilebileceği varsayımından hareket edilmiştir. İran’ın Filistin meselesine yaklaşımı üzerinden bir değerlendirme yapılan çalışmada, hegemonya karşıtlığı, müstekbirler karşısında müstazafların önderliği, zulme karşı adalet arayıcılığı gibi öz-anlatılara sahip İran açısından, Filistin meselesine olan yaklaşımın bir ‘ontolojik güvenlik sağlayıcı rutin’e tekabül ettiği, dolayısıyla ontolojik güvenlik hususunun da İran dış politikasının tayininde belirleyici olduğu sonucuna varılmıştır. Bu doğrultuda, ontolojik güvenlik bağlamında değerlendirildiğinde İran’ın öz-imajını muhafaza etme ve öz-anlatılarını sürdürme gayesinin bu meseleye ilişkin güçlü bir direniş gayreti yarattığı ve buna ilişkin kaygıların eylemleri biçimlendiren bir ontolojik direnç meydana getirdiğini söylemek olanaklıdır.

Keywords: Ontolojik Güvenlik, Kimlik, İran, İran Dış Politikası, Filistin Meselesi