Journals / İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Tıp Dergisi / 2015 / Cilt: 7 - Sayı: 3
Anesthetic Management of Patients with Esophageal Atresia
- Pages
- 111–115
- DOI
- —
Abstract
Objective: Esophageal atresia (EA) with / or tracheoesophageal fistula (TEF) is the most common congenital anomaly of the esophagus. Preterm infants with respiratory compromise would create difficulties to the anesthesiologist. The aim of this study is to reveal the anesthesia-related problems of 30 cases who underwent primary repair of esophageal atresia by retrospectively examining anesthesia records and present the anesthetic management of these cases. Material and Metods: Medical records of 30 cases who had primary repair of esophageal atresia and tracheoesophageal fistula between 2009-2014 in Bakırköy Gynecology-Obstetric and Children Research and Training Hospital and Istanbul Kanuni Sultan Süleyman Research and Training Hospital were reviewed retrospectively. Results: Sixteen (53.4%) female and 14 (46.6%) male patients (total n= 30) were included in the study Mean gestational age was 36.2±1.39 weeks, and mean birth weight was 2316.2 g. In the natomical classifications of the patients lesions, 15 patients had esophagial atresia associated with distal tracheoesophageal fistula, and 15 of them significant comorbidities varying between cardiac anomalies to anal atresia. Primary repair of esophageal atresia and TEF ligation was performed after an average of 6 days after birth. Due to difficult airway awake intubation was attempted in five (16.6%) patients, while succinylcholine was used in 8 (26.6%) patients with difficult airway. Mean duration of anesthesia was 90,5±46 minutes. Discussion and Conclusion: An anesthesiologist interested in neonatal anesthesia faces with many problems during thoracic surgery. This study offers different techniques of ventilation and strategies of using muscle relaxants by different anesthetists. To assess the effectiveness of these techniques prospective studies with larger patient should be conducted.
Özet
Amaç: Özofagus atrezisi (ÖA) ve/veya trakeoözofajeal fistül (TÖF) özofagusun en sık görülen doğumsal anomalisidir. Preterm yenidoğanın solunum sorunları ve diğer komorbiditeler anestezi yönetimini zora sokmaktadır. Bu çalışmanın amacı özofagus atrezisi nedeniyle primer onarım ameliyatı yapılan 30 olgunun geriye yönelik anestezi kayıtlarının incelenerek anesteziyle ilgili karşılaşılan sorunlarla bu olguların anestezik yönetimini ortaya koymaktır.Gereç ve Yöntem: Özofagus atrezisi ve/veya trakeoözofajeal fistül nedeniyle Bakırköy Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 2009-2014 yılları arasında düzeltme ameliyatına alınan 30 olgunun tıbbi kayıtları retrospektif olarak incelenmiştir. Bulgular: Çalışmaya dâhil edilen 30 hastanın 16sı kız 14ü erkekti. Ortalama doğum haftası 36,2±1,39 iken ortalama doğum kilosu 2316,2 g idi. Hastaların lezyonunun anatomik sınıflandırılmasında %50sinin özofagus atrezisi ve distal trekeoözofajial fistülü bulunmaktaydı. Yüzde 50sinde kardiyak anomalilerden anal atreziye kadar değiş- kenlik gösteren belirgin komorbiditeler mevcuttu. Özofagus atrezisi primer onarım ve TÖF ligasyonu doğumdan sonra ortalama 6. günde yapılmıştı. Hastaların 5i (%16,6) zor hava yoluna bağlı uyanık entübe edilirken, 8inde (%26,6) yine zor hava yoluna bağlı olarak süksinilkolin kullanılmış- tı. On üç hastada (%43,3) ventilasyon güçlüğü ile karşıla- şılmıştı. Bu serideki hastaların ortalama anestezi alma süreleri 90,5±46 dakikadır. Tartışma ve Sonuç: Yenidoğan anestezisi ile ilgilenen bir anesteziyolog, özofagus atrezisi onarımı yapılan torasik cerrahi sırasında birçok sorunla karşı karşıya kalmaktadır. Bu çalışma ventilasyon ve kas gevşetici kullanımı stratejileri ile ilgili farklı anestezistler tarafından uygulanan farklı teknikleri sunmaktadır. Tekniklerin etkinliğini değerlendirmek üzere çok daha büyük popülasyonlarda prospektif çalışmalar yapılması gerekmektedir.