Journals / İnönü üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Dergisi / 2020 / Cilt: 8 - Sayı: 3

Determination of Emotional Contagion Levels of Nurses Working in a Public Hospital

BİR KAMU HASTANESİNDE ÇALIŞAN HEMŞİRELERİN DUYGUSAL BULAŞMA DÜZEYLERİNİN BELİRLENMESİ

Pages
802–813
DOI
—

Abstract

The aim of this study is to determine the emotional contagion levels and influencing factors of nurses working in a public hospital. The research was carried out in descriptive and cross-sectional design. The population of the study was composed of nurses working in a public hospital in Istanbul (N=750), and the sample consisted of 508 nurse determined by haphazard sampling method (n=508). The data were collected using the Introductory Information Form and the Emotional Contagion Scale between July-August 2019. Descriptive statistics, t test, Mann Whitney U test and one-way analysis of variance were used in data analysis. The nurses’ emotional contagion levels were determined to be at moderate level (2.91±0.335). While the lowest mean among the scale items belonged to "When I see angry faces on the news, I clench my teeth and my body contracts." item (2.02±0.879), the highest mean was determined to belong "Having happy people around me makes me think positively." (3.38±0.801) item. It was found that the levels of emotional contamination of the nurses showed statistically significant differences according to; marital status and education level among demographic characteristics (p<0.05), and working time in the profession and duty among occupational characteristics (p<0.01). Since emotional contagion can affect nurses' private and working lives, it is thought that the results of the study will contribute, the managers and decision makers, to increase nurses’ awareness about their exposure to emotional contagion and to make necessary arrangements against emotional contagion.

Özet

Bu çalışmada amaç bir kamu hastanesinde çalışan hemşirelerin duygusal bulaşma düzeylerini ve etkileyen faktörleri belirlemektir. Araştırma tanımlayıcı ve kesitsel tasarımda gerçekleştirildi. Araştırmanın evrenini İstanbul’da yer alan bir kamu hastanesinde çalışan hemşireler (N=750), örneklemini ise gelişigüzel örnekleme yöntemi ile belirlenen 508 hemşire oluşturdu (n=508). Veriler, Tanıtıcı Bilgi Formu ve Duygusal Bulaşma Ölçeği ile Temmuz-Ağustos 2019 tarihleri arasında toplandı. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, t testi Mann Whitney U testi ve tek yönlü varyans analizi kullanıldı. Hemşirelerin duygusal bulaşma düzeylerinin orta düzeyde (2,91±0,335) olduğu belirlendi. Ölçek maddeleri arasında en düşük ortalama, “Haberlerde sinirli yüzler gördüğümde, dişlerimi sıkarım ve bedenim kasılır.” (2,02±0,879) maddesine ait iken, en yüksek ortalamanın “Çevremde mutlu insanların bulunması, olumlu düşünmemi sağlar.” (3,38±0,801) maddesine ait olduğu belirlendi. Hemşirelerin duygusal bulaşma düzeylerinin demografik özelliklerinden medeni durum ve eğitim düzeyine göre (p<0,05), ve mesleki özelliklerinden ise meslekte çalışma süresi ve görevine göre (p<0,01) istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar gösterdiği bulundu. Duygusal bulaşma hemşirelerin özel hayatı ve çalışma hayatını etkileyebileceğinden, çalışma sonuçlarının hemşirelerin duygusal bulaşmaya maruz kaldıklarına ilişkin farkındalıklarının arttırılması ve duygusal bulaşmaya karşı gerekli düzenlemelerin yapılması için yöneticilere ve karar alıcılara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Keywords: Duygusal bulaşma, Hemşire, Hastane