Journals / İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi / 2018 / Cilt: 9 - Sayı: 1

THE NECESSITY OF A LEGISLATIVE REGULATION ON THE JOINT CUSTODY AFTER THE DISSOLUTION OF MARITAL UNION

ORTAK HAYATA SON VERİLMESİ SONRASI ORTAK VELÂYET HUSUSUNDA YASAL DÜZENLEME GEREĞİ

Pages
445–476
DOI
—

Abstract

In Turkish law, it has been intensively discussed recently whether it is possible that mother and father can use the right of custody jointly after divorce. According to the dominant approach, the provisions of the Turkish Civil Code regulating the matter require that only one of the spouses would have the right of custody after divorce. The Court of Cassation consistently used to decide that joint custody was not possible in Turkish law and even joint custody was against the public order. However, by the 2016/15771E. 2017/1737K. numbered decision, Court of Cassation has decided that joint custody is not clearly against the Turkish public order and does not breach the fundamental structure and fundamental interests of the Turkish society. After this decision, the Turkish Courts has started to render judgements that spouses can use the right of custody jointly after divorce. In this study, the approach of the Turkish Civil Code to the notion of joint custody after the dissolution of marital union will be evaluated with reference to the legal literature and court decisions. At this point, the international treaties that Turkey singed and the decisions of international organizations and court will also be considered. Finally, following the establishment of the argument that joint custody after the dissolution of marital union should be regulated as a legal institution by a Statutory Act, the principles, which should be included in this Act, will be presented.

Özet

Türk hukukunda, boşanma sonrası, anne babanın velayet hakkını birlikte kullanmasının mümkün olup olmadığı son yıllarda yoğun olarak tartışılmıştır. Doktrinde baskın görüşe göre konuyu düzenleyen Türk Medeni Kanun hükümleri boşanma sonrasında, eşlerden yalnızca birinin velâyet hakkına sahip olacağını öngörmüştür. Yargıtay yerleşmiş istikrarlı kararları ile ortak velayetin Türk hukukunda mümkün olmadığına ve hatta ortak velayetin kamu düzene aykırı olduğuna hükmetmiştir. Ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2016/15771E. 2017/1737K. sayılı kararında ortak velâyet düzenlenmesinin, Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmadığı ve Türk toplumunun temel yapısı ve temel çıkarlarını ihlal etmediği yönünde karar vermiştir. Bu karardan sonra Türk mahkemeleri boşanma sonrasında eşlerin velayeti birlikte kullanabileceklerine dair kararlar vermiştir. Bu çalışmada, Türk Medeni Kanununun ortak hayata son verilmesi sonrası ortak velâyet kavramına yaklaşımı, öğretideki ve yargı kararlarındaki bakış dikkate alınarak değerlendirilecektir. Bu noktada, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası antlaşmalar, uluslararası kuruluşların ve mahkemelerin kararları da göz önünde tutulacaktır. Son olarak, ortak hayata son verilmesi sonrası ortak velâyetin bir kurum olarak kanunla düzenlemesi gerektiği görüşünün savunulmasını takiben bu kanunda yer verilmesi gereken ilkelere değinilecektir.

Keywords: Boşanma, ortak velayet, kanun boşluğu.