Journals / İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi / 2019 / Cilt: 10 - Sayı: 2
THE SUBLIME PORTE AND THE STANDARD OF CIVILIZATION: THE RELATIONSHIP BETWEEN INTERNATIONAL LAW AND THE OTTOMAN EMPIRE IN THE EYES OF THE EUROPEANS ON THE BASIS OF 1856 PARIS TREATY
- Pages
- 418–437
- DOI
- —
Abstract
The admission of the Ottoman Empire to benefit European public law was arranged in the 1856 Paris Treaty which is also the certificate of Ottoman inclusion in the Concert of Europe. But there is an old debate about the nature and results of the admission, that students of the history of international law are familiar with. In this article to deliver the intellectual background of the concepts and institutions of the debate, the doctrine and practice of the century are explained. The debate which is shaped by both ideological motivations of doctrine and high politics affected law practice, presented by examining differentiating views on the subject. In evaluation, firstly attention drawn to the limited and inconsistent character of European public law. Than although as an important phase in which the Empire’s endeavors to be a part of the European family of nations was confirmed, the probability that Paris Treaty’s had an only partial effect on the subject is submitted. It will be seen that especially at the second half of the century, the experience of the Ottomans which is thought to have gained membership in the family of nations by fulfilling the requirements of the standard of civilization is an informative case study to learn about the complex and ambiguous idea of international law of the era.
Özet
Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupa Ahengi’ne kabulünün vesikası olan 1856 Paris Andlaşması’nda, İmparatorluğun aynı zamanda Avrupa kamu hukukuna da dâhil edildiği düzenlenmiştir. Buna rağmen söz konusu düzenlemenin mahiyeti ve sonuçlarına dair uluslararası hukuk tarihiyle ilgilenenlerin aşina olduğu eski bir tartışma devam edegelmiştir. Bu çalışmada yüzyılın uluslararası hukuk öğretisi ve uygulaması izah edilerek öncelikle ilgili tartışmada kullanılan kavramlar ve kurumlar düşünsel bütünü içinde anlamlandırılmaya çalışılmıştır. Hem hukuk öğretisinin ideolojik güdülenmesinin hem de yüksek siyasetin tesirindeki hukuk uygulamasının şekillendirdiği bu tartışmaya dair farklı görüşler açıklanarak sunulmuştur. Bu görüşler üzerinden yapılan değerlendirmede ilkin Avrupa kamu hukukunun sınırlı ve değişken karakterine dikkat çekilmiştir. Ardından İmparatorluğun Avrupalı uluslar ailesinin bir parçası olabilmek için giriştiği faaliyetlerin teyit edildiği önemli bir aşama olmasına rağmen Paris Andlaşması’nın ancak kısmen bu konuda etki doğurduğu ihtimali ortaya konmuştur. Böylece uygarlık eşiğini geçerek uluslar ailesinin üyesi olduğu düşünülen Osmanlı İmparatorluğu’nun bilhassa yüzyılın ikinci yarısındaki tecrübelerinin 19. yüzyılın karmaşık ve kesinlikten uzak uluslararası hukuk düşüncesini açıklamak için öğretici bir vakıa çalışması olduğu görülecektir.