Journals / İnfeksiyon Dergisi / 2005 / Cilt: 19 - Sayı: 3

Bacteremia risk in children following primary tooth extraction

Süt dişi çekimi sonrası çocuklarda bakteriyemi riski

Pages
309–319
DOI
—

Abstract

The aim of this study was to assess the incidence of bacteremia after primary tooth extraction. Fifteen mentally handicapped patients and 4 young uncooperative children, totally 19 patients, with mean age of 8.57 ± 4.43, who underwent dental treatment with general anaesthesia were included in this study. Three blood samples for cultures from each patient were obtained; baseline, and 30 seconds after both nasotracheal intubation and primary tooth extraction. BacT/Alert (bio Merieux) blood culture systems were used in the bacteriologic assesing of the blood samples. Blood samples were inoculated into each of aerobic and the anaerobic bottles. Following incubation, bacteria were identified using conventional and biochemical methods. Statistical significance was assessed by using SPSS 13.0 software program, with Me Nemar's test. The percentage of positive prevalence of bacteremia caused by primary tooth extraction (73,76 %), was significantly higher (p

Özet

Bu çalışmanın amacı, süt dişi çekimi sonrasında bakteriyemi görülme sıklığının değerlendirmesidir. Çalışmada ortalama yaşları 8.57 ± 4.43 yıl olan, on beşi mental engelli ve dördü küçük yaşta uyumsuz çocuk olmak üzere toplam 19 hasta yer aldı. Her hastadan kültür için, biri başlangıçta diğeri nazotrakeal intübasyon ve süt dişi çekiminden 30 saniye sonra olmak üzere toplam üç tane kan örneği alındı. Kan örneklerinin bakteriyolojik değerlendirilmesinde BacT/ALERT (bio Merieux) kan kültür sistemi kullanıldı. Kan örnekleri, aerobik ve anaerobik şişelere inoküle edildiler. İnkübasyondan sonra bakteriler konvansiyonel ve biyokimyasal yöntemler kullanılarak idantifiye edildiler. İstatistiksel değerlendirmeler SPSS 13.0 paket programında, Mc Nemar testi ile yapıldı. Süt dişi çekimi sonrasında pozitif bakteriyemi prevalans yüzdesi (%73.76), başlangıç (%0) ve nazotrakeal intübasyon (%10.5) değerleri ile karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksekti (p