Journals / İletişim Kuram ve Araştırma Dergisi / 2007 / Cilt: 0 - Sayı: 24

Representation of Intellectual Identities in Hollywood Films

Hollywood Filmlerinde Entelektüel Kimliklerin Temsili

Pages
77–110
DOI
—

Abstract

This study was designed to assess the prejudiced viewpoints of Hollywood movies on intellectual identities. Data were collected by means of content analysis of selected Hollywood movies. What took attention in Hollywood movies produced in the recent period was that many of the heroes were being depicted as having a tendency of wickedness. Nevertheless, many of these heroes had intellectual identities. There are two main reasons that attracted attention in presentation of intellectual identity within wickedness thought: First one was that especially those who served Hollywood cinema sector were the collaborator intellectuals' taking part in reproducing global capitalist value.The second one was that the presence of a fundamental prejudice against today's collective intellectuals who relied on "share of humane responsibility" article of Hollywood. The expected outcome of the problem of this prejudiced viewpoint was that: the thought of wickedness was being legitimized as an "aesthetic wickedness" by reproducing it related to the intellectual identities. In this context, while aesthetic wickedness in question, made identifying audience as sophisticated existence of individuals intellectual identities easy, it also gave rise to acquiring an echoed liberty sensation related to the world they live in. What this sort of film suggested on discourse level by means of film heroes was that intellectuals' being demonic people.

Özet

Bu çalışmada, son dönem Hollywood filmlerinde temsil edilen entelektüel kimliklere dair yanlı bakış açısı, bazı somut film örnekleri bağlamında içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmeye çalışıldı. Son dönem üretilen Hollywood filmlerinde dikkati çeken şey, film kahramanlarının birçoğunun kötülüğe eğilimli kişiler olarak sunulmasıydı. Yine bu kahramanların birçoğu, aynı zamanda entelektüel birer kimliğe sahipti. Entelektüel kimliğin kötülük düşüncesiyle bu iç içe sunumunda, başlıca iki sorun dikkati çekmekteydi: İlki, bizatihi Hollywood sinema sektörüne hizmet edenlerin küresel kapitalist değerlerin yeniden üretiminde görev alan işbirlikçi entelektüeller olmaları; ikincisi ise, bu entelektüeller üzerinden, Hollywood'un "insani sorumluluğun paylaşılması" ilkesinden hareket eden günümüz kolektif entelektüeline karşı duyduğu köklü bir önyargının varlığı. Bu tür bakış açısı sorununun doğal sonucu ise şuydu: kötülük düşüncesinin, entelektüel kişilikler üzerinden "estetize edilmiş bir kötülük" biçiminde yeniden üretilerek meşrulaştırılması. Bu bağlamda, söz konusu estetize edilmiş kötülük, izleyicilerin entelektüel bir kimliğe sahip kişilerin karmaşık varlığıyla özdeşleşmelerini kolaylaştırırken; aynı zamanda içinde yaşadıkları dünyaya ilişkin de yanılsamalı bir özgürlük duygusu edinmelerine yol açmaktadır. Bu tür filmler söylemsel düzeyde entelektüel film kahramanları üzerinden geçerek entelektüel kişilerin kötücül kişiler olduğunu işlemektedir.