Journals / Maden Tetkik ve Arama Dergisi / 1977 / Cilt: 89 - Sayı: 89
GENETISCHE ERGEBNISSE EINER GEOLOGISCH-MINERALOGISCHEN UNTERSUCHUNG DER KUPFERERZLAGERSTAETTEN UND-VORKOMMEN IN SÜDOSTANATOLIEN
- Pages
- 48–74
- DOI
- —
Abstract
Die in unserem Arbeitsgebiet vorhandenen Kupfererzlagerstaetten und -vorkommen Südostanatoliens sitzen auf tektonischen Linien, wo sich die zwei verschiedene Orogene vertretenden Iraniden über die Irakiden oder das Bitiis-Massiv über die Ophiolithe der alpidischen Geosynklinale geschoben haben, bzw. auf den diese Linien begleitenden Verwerfungen, kurz gesagt, in den Überschiebungszonen. Die Kupfererzlagerstaetten und -vorkommen Südostanatoliens, deren Genese in engem Zusammenhang mit dem Entstehen der betreffenden Überschiebungszonen steht, sind postorogene, epigenetische, hydrothermal-metasomatische Bildungen. Wenn man überlegt, dass das Übereinanderschieben der zwei getrennte Orogene vertretenden Gesteine in der Erdkruste bis zu grösserer Tiefe hinabreichen kann, ist es nötig, neben der Betrachtung der Überschiebung als ein mechanisches Ereignis, d.h. als ein relatives Gleiten beider Gesteinsmassen auch darauf hinzuweisen, dass sie in den tieferen Lagen der Erdkruste das Auftreten der Waermeenergie bewirken kann. Diese Waermeenergie hat das Grundwasser in Zirkulationsform in Bewegung gesetzt, dadurch aus den Ophiolithen die die Kupfererzlagerstaetten Südostanatoliens bildenden Metalle sowie Schwefel abgelöst, mobilisiert und ihre Ablagerung auf den Überschiebungslinien ermöglicht. Die Möglichkeit, dass dort, wo das granitische Magma nicht besteht, die Hydrothermen auf diese Weise entstehen können, wird für einen angesichts der vorliegenden Unterlagen naheliegenden, gültigsten Erklaerungsweg gehalten.
Özet
Çalışma sahasına giren Güneydoğu Anadolu bakır yatak ve zuhurları, iki ayrı orojeni temsil eden İranidler'in Kenar Kıvrımları Kuşağı (Irakidler) veya Bitlis masifinin Alp jeosenklinali ofiyolitleri üzerine sariye olduğu tektonik hatlarda veya bu hatlara eşlik eden faylarda, kısacası şariyaj zonlarında bulunmaktadırlar. Jenezleri içinde bulundukları şariyaj zonlarının meydana gelmesiyle yakından ilgili olan Güneydoğu Anadolu bakır yatak ve zuhurları postorojen, epijenetik, hidrotermal-metasomatik oluşumlardır. İki ayrı orojenin temsilcisi kayaçların birbiri üzerine itilmelerinin yerkabuğu içinde çok derinlere inebileceği düşünülürse, şariyajı mekanik bir olay, yani iki kayaç kütlesinin relatif bir kayması olarak görmek yanında yerkabuğu derinliklerinde ısı enerjisinin ortaya çıkmasını sağlayıcı bir rol oynayabileceğini de belirtmek gerekir. Ortaya çıkan ısı enerjisi yeraltı suyunu sirkülasyon şeklinde harekete geçirmiş, böylece ofiyolitlerden Güneydoğu Anadolu bakır yataklarını meydana getiren metalleri ve kükürtü çözerek mobilize etmiş ve şariyaj hatlarında çökelmelerini sağlamıştır. Granitik magmanın bulunmadığı bir yerde sıcak sularm bu şekilde meydana gelebileceği, eldeki verilerin ışığı altında kabul edilebilecek en geçerli bir açıklama yolu olarak düşünülmektedir.