Journals / İleti-ş-im / 2009 / Cilt: 0 - Sayı: 10

From ''Neoliberal aesthetic'' to ''Habitus'' to Bourdieu and popular culture

''Neoliberal estetik''ten Habitus''a bourdieu ve popüler kültür

Pages
71–92
DOI
—

Abstract

Pierre Bourdieu analyzes popular culture phenomenon within the scope of social criticism of appreciation attitude. He focuses on the ideological dimension of the cultural field, which classifies and discriminates individuals’ life styles and practices. Accordingly, popular pleasure -in its simplest terms- is not integrative but discriminative. It binds individuals to the dominant cultural system by imposing some tendencies, habits and permanent predispositions on them. Bourdieu underlines an ideological influence process where popular culture creates social classes on the basis of cultural practices. According to Bourdieu, habitus which means “a concretized socialization” is the potential ideological channel of the dominant culture. Generally describing the “field” as a “transformation” area where power relationships and social struggles take place as well as semantic relationships, Bourdieu does not isolate the field of culture from this discriminative basis where class-based power conflicts are experienced. This study focuses on a theoretical criticism of popular culture, as understood by Bourdieu, in the scope of its relationship with “neoliberal aesthetic” and “habitus” concepts.

Özet

Pierre Bourdieu, popüler kültür olgusunu beğeni yargısının toplumsal eleştirisi bağlamında çözümleyerek kültürel alanın bireylerin yaşam tarzları ve pratiklerini sınıflandırıcı ve ayrıştırıcı ideolojik boyutu üzerinde durur. Buna göre, popüler haz, en basit deyimle, birleştirici değil, ayrıştırıcıdır. Bireylere birtakım yatkınlıklar, alışkanlıklar ve kalıcı eğilimler aşılamak suretiyle onları egemen kültürel sisteme bağlar. Bourdieu, popüler kültür aracılığıyla, toplumsal sınışarın kültürel pratikler üzerinden inşa edildiği bir ideolojik etkileme sürecinin altını çizer. Ona göre, “bedene dönüşmüş bir toplumsallık” anlamına gelen habitus, egemen kültürel sistemin gizil ideolojik kanalıdır. Genel olarak “alan”ı, sadece anlamsal ilişkilerin kurulduğu bir yer olarak değil, aynı zamanda güç ilişkileri ve toplumsal mücadelelerin gerçekleştiği bir “değişim” yeri olarak tasavvur eden Bourdieu, kültürel alanın kendisini de aynı sınıfsal iktidar çatışmalarının sahnelendiği bu ayrıştırıcı zeminden farklı bir şey olarak düşünmez. Bu çalışmada, Bourdieu’nün kavradığı anlamda popüler kültürün “neoliberal estetik” ve “habitus” kavramlarıyla ilişkisi bağlamında kuramsal bir eleştirisine odaklanılmaktadır.