Journals / İleti-ş-im / 2016 / Cilt: 0 - Sayı: 24
Representations of Imprisonment in Turkish Cinema: Abluka (Frenzy) and Sarmaşık (Ivy)
- Journal
- İleti-ş-im
- Pages
- 101–118
- DOI
- —
Abstract
Prison and in more general terms imprisonment is one of the most interesting topics in cinema. To viewers, movies provide a gateway to a world which viewers cannot experience as an observer in life and this world creates images in societal imagination related to it. In fact, the topic of prison provides the film makers with an opportunity for multilayered expression and enables them to create various metaphors related to limitations on freedom. In addition, Turkish cinema has a unique and strong relationship with the image of prison. In this study, first of all Turkish cinema after 1980s and the topic of imprisonment will be evaluated, and then two important movies from 2015 -Abluka and Sarmaşık- will be analysed in terms of their approach to the topic of imprisonment. Upon analysis, it will be suggested that individuals turn to imagination, dreams and a kind of delusion to deal with the circumstances they face when their freedom has been taken away by people in power and that's why this method has been employed by film makers in today's cinema
Özet
Hapishane ve daha genel anlamıyla hapsedilmişlik sinemanın en çekici konularından biridir. Filmler izleyicilerine gerçek hayatta gözlemci olarak içine girmenin mümkün olmadığı bir dünyanın kapısını açar ve bu dünyaya dair toplumsal hayal gücünde imgeler yaratır. Diğer yandan hapishane konusu sinemacıya çok katmanlı bir ifade olanağı sağlar; toplumsal baskı ve özgürlüklerin kısıtlanmasına dair çeşitli metaforların yaratılmasına aracılık eder. Tüm bunlara ek olarak Türkiye Sineması'nın hapishane imgesiyle ilgili kendine has güçlü bir ilişkisi vardır. Bu çalışmada öncelikle 1980 sonrası Türkiye Sineması ve hapsedilmişlik konusu ile ilgili genel bir değerlendirme yapılacak, sonrasında 2015 yılının iki önemli filmi Abluka ve Sarmaşık'ta hapsedilmişlik konusunun ele alınış biçimi incelenecektir. Analizlerin sonucunda iktidar tarafından özgürlüğü elinden alınmış bireylerin bununla başa çıkmak için hayallere, düşlere ve bir çeşit delilik haline sığındıkları ve bunun içinde bulunduğumuz dönemin sinema anlayışında da başvurulan bir yol olduğu iddia edilecektir