Journals / İleti-ş-im / 2019 / Cilt: 31 - Sayı: 31

Normalizing Human-Animal Power Relations Through Media: Zoo discourses in Turkey

İnsan-Hayvan Arasndaki İktidarın Medya Yoluyla Normalleştirilmesi: Türkiye’deki Hayvanat Bahçeleri Söylemi

Pages
9–33
DOI
—

Abstract

This study examines zoo discourses on media as a convenient site for probing into human-animal power relations. A form of critical discourse analysis is carried out in national daily news discourse focusing on how zoo discourses portray animals through lexical choices, grammatical structures, and discursive strategies of capitalism, hospitality, and conservation. These strategies overall operate to conceal the domination, oppression, and suffering of captive wild animals behind the benevolent image of the zoo institution promoting conservation, education, and recreation. Through language, animals are constructed, on a superficial level, as subjects who enjoy their lives on natural habitats with their families. Yet further analysis reveals a power abuse in which animals are objectified and commodified for an exclusively human agenda. The study concludes that through the naturalizing effect of discourses human dominance over wild animals are never questioned and the zoos grant animals an instrumental value rather than inherent value.

Özet

Bu çalışma, medyadaki hayvanat bahçesi söylemlerini incelemektedir zira bu söylem, insan-hayvan arasındaki iktidar ilişkilerini araştırmak için uygun bir alan olarak karşımıza çıkmaktadır. Çalışma, ulusal günlük haber söyleminde hayvanat bahçesi söylemleri üzerine bir eleştirel söylem analizi uygulamakta ve özellikle hayvanların, kelime seçimleri, dilbilgisel yapılar ile kapitalizm, misafirperverlik ve koruma gibi söylemsel stratejiler yoluyla nasıl resmedildiğine bakmaktadır. Bu stratejiler temelde hayvanat bahçesi kurumunun koruma, eğitim ve eğlenceyi gö-rev edinen yardımsever imajının arkasında esir yabani hayvanların tahakkümünü, baskılarını ve acılarını gizlemek için kullanılır. Dil aracılığıyla hayvanlar, yüzeysel olarak, aileleriyle birlikte doğal ortamlarında hayatlarının tadını çıkaran özneler olarak inşa edilir. Ancak, detaylı analizler hayvanların, insanlar lehine konular et-rafında nesnelleştirildiği ve metalaştırıldığı bir güç istismarı ortaya koymaktadır. Çalışma, söylemlerin doğallaştırıcı etkisiyle, yabani hayvanlar üzerindeki insan egemenliğinin hiçbir zaman sorgulanmadığı ve hayvanat bahçelerinin hayvanlara içkin bir değerden ziyade araçsal bir değer verdikleri sonucuna varmaktadır.