Journals / İHYA Uluslararası İslam Araştırmaları Dergisi / 2019 / Cilt: 5 - Sayı: 2
Taqaddum al-Nuzūl or Ta'akhkhur al-Hukm Issue in the Nuzūl Process of the Qur'ān
- Pages
- 313–333
- DOI
- —
Abstract
Some of the ḥukms applied during the Madīna period are mentioned in the Meccan āyāt. This situation caused some problems about what these Meccan āyāt meant. These problems were first mentioned in the tafsīr books. To solve this problem, mufassirs expressed the taqaddum-taʾakhkhur issue. These explanations, which were first mentioned in tafsīr books, were then examined under an independent title in ʿulūm al-Qurʾān books. The first tafsīr book on the subject of taqaddum-taʾakhkhur issue belongs to al-Bag̲h̲avī, and the first ʿulūm al-Qurʾān book belongs to al-Zarkashī. Taqaddum-taʾakhkhur issue has been examined in al-Suyūṭī’s al-Itqān in a broader way and it has been argued as an independent title in the many of ʿulūm al-Qurʾān books. In the title of taqaddum-taʾakhkhur, issues related to ḥukms have been expressed. However, news-related āyāt are also discussed in this title. The taqaddum-taʾakhkhur in the news-related āyāt is the realization of the related event. However, it is open to discuss news-related āyāt under a title of taqaddum-taʾakhkhur. In this respect, there are some points where taqaddum-taʾakhkhur issue has been criticized. Mention of an event following the Hijra in Meccan āyāt has been understood as evidence of Muhammad’s prophecy. Mentioning of the ḥukm/worship implemented in Madīna in the Meccan āyāt aims to create a mental infrastructure.
Özet
Medîne döneminde uygulama alanı ve imkânı bulan bazı ibadetlerin Mekkî döneme ait sureler içerisinde zikredilmesi ile meydana gelen bir işkâlin hallini amaçlayan tekaddüm-teahhur mevzuuna dair ilk değininin tefsirlerde yer aldığı görülmektedir. Müfessirlerin, Medîne döneminde gerçekleşen bir olayın veya uygulanmaya başlanan bir ibadetin Mekkî sûrelerde değinilmiş olmasına dair getirdikleri izahat, daha sonra ulûmu’l-Kur’ân eserlerinde müstakil bir başlık altında incelenecek bu konunun ilk kaynağını teşkil etmektedir. İlk olarak Zerkeşî’nin başlıklandırdığı bu meselenin Suyûtî ile açımlandığı ve asrımıza kadar telif edilen birçok ulûmu’l-Kur’ân eserinde ele alındığı görülmektedir. Takdim-tehir başlığında hükm/ibadete müteallik meseleler dile getirilmekle birlikte haberî muhtevası olan ayetlerin de bu başlığın konusu yapıldığı görülmektedir. Haberî ayetlerdeki takdim-tehir, ilgili olayın tahakkuku; hükümle alakalı (inşâî) ayetlerin takdim-tehiri ise amele dökülmesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Medîne döneminde gerçekleşecek bir olayın Mekke döneminde zikredilmesi, Kur’ân’ın icazı ve Hz. Peygamber’in nübüvvetinin bir ispatı olarak değerlendirilmiştir. Medine’de uygulanan bir ibadetin Mekkî surelerdeki değinisi ise söz konusu ibadetin yolunu yapmak, gönülleri ona ısındırmak olarak değerlendirilmiştir. Ancak haberî bir ayetin, hükmün takdimi-tehirine dair bir başlık altında ele alınmasının tartışmaya açık olduğu gibi, Medine döneminde müesseseleşmiş bir ibadetin Mekke döneminde uygulanmamış olduğu teslim edilmiş bir hakikat olmadığından Kur’ân vahyinde nüzûlün takaddümü yahut hükmün teahhuru meselesinin tenkide uğradığı noktalar bulunmaktadır.