Journals / Human Rights Review / 2016 / Cilt: 1 - Sayı: 12

JUDICIAL DEFERENCE AND THE POSITION OF PLAINTIFFS IN HUMAN RIGHT CASES A COMPARISON AMONG IRISH, UK AND CANADIAN APPROACHES

Judicial Deference (Yargısal Geri Durma) ve İnsan Hakları Davalarında Davacıların Durumu Bakımından İrlanda, Birleşik Krallık ve Kanada Yaklaşımlarının Karşılaştırılması

Pages
1–25
DOI
—

Abstract

It is clear that Parliaments, executives, administrative bodies and judiciary have to have certain roles in this human right realization process. However, the extent of their role and their cooperation is a subject for discussion. It is also clear that Judicial Deference does not have unique definition. There are some objections and nuances among commentators. It is necessary to discuss here what those differences are to understand plaintiffs’ position. Because proposal effects of judicial deference will change, depending on what is understood from judicial deference. There are various definitions and formulas to make it understandable and beneficial. I will focus three jurisprudences’ legal structures, namely Ireland, UK and Canada. I will specifically look into the effects of judicial deference on plaintiffs from the perspective of whether this approach has any negative effect on their position. My goal is to make clear different definitions’ effects on plaintiffs rather than making crystal definition of judicial deference.

Özet

İnsan haklarının realizasyonu bakımından parlamento, yürütme, idare ve mahkemelerin rollerinin belirgin olması bir zorunluluktur. Bununla birlikte bu rollerin kapsamı ve birbirleri ile olan etkileşimi tartışma konusudur. Yargının kendi dışındaki paydaşlara müdahale etmediği bir alan bırakması olan “judicial deference” kavramının açık bir tanımı bulunmamaktadır. Bu belirsizlik nedeniyle insan haklarına müdahale edildiğini iddia eden davacının durumunun tartışılması gerekmektedir. Çünkü bu kurumdan ne anlaşıldığına bağlı olarak davacının durumu da değişiklik gösterecektir. Kurumun anlaşılması ve yararlı olabilmesi için bir çok tanım ve formül ortaya atılmıştır. Makalemizde İrlanda, Birleşik Krallık ve Kanada sistemleri incelenecektir. Kurumun insan hakları davalarında davacıların hak aramaları üzerinde olumsuz bir etkisi bulunup bulunmadığı makalenin ana amacını teşkil edecektir. Kurumun temiz bir tanımının yapılmaya çalışılmasından ziyade kurumun hak arayanlar bakımından etkileri ortaya konulmaya çalışılacaktır.