Journals / Human Rights Review / 2018 / Cilt: 0 - Sayı: 15
SECURITIZATION AND EUROPEANIZATION OF MIGRATION AND BORDER MANAGEMENT POLICIES IN EU-TURKEY CASE
- Journal
- Human Rights Review
- Pages
- 1–47
- DOI
- —
Abstract
Migration can be defined as a social andnever-ending phenomenon which stemsfrom the existence of man-kind. Becausethe migrants are in search of better livingconditions when it is compared with livingconditions in country of former residence.Turkey has experienced different forms ofmigration as being a geographic regionalterritory for dense human mobility andthe issue of migration and migrationmanagement plays a crucial role in Turkey-EU accession process and negotiations. Asit is known, Turkey has gained candidatestatus to the EU at the Helsinki EuropeanCouncil summit in December 1999. In linewith the anticipated accession process,Turkey’s extensive and long-term migrationpolicy has started to take shape as a resultof the Helsinki Decision. Until 2000, Turkeyhas approached the issue of migration ina rather reactive and contended mannerfocused on mainly temporary solutions.The Helsinki Decision launched andreinforced the pre-accession process, theharmonization of European level policiesand the EU acquis in Turkey. As part of theofficial negotiations the EU Justice andHome Affairs Commission has underlinedthe fact that Turkey ought to implementa number of changes with regard toits migration regulations and bordermanagement strategies to respond moreadequately to irregular migration flows inparticular.
Özet
Göç, insan türünün varlığından kaynaklanan sosyal ve asla bitmeyen bir olgu olarak tanımlanabilir. Çünkü göçmenler, daha önce yaşadıkları ülkelerdeki yaşam şartlarıyla karşılaştırıldığında sürekli daha iyi yaşam koşulları arayışı içerisindedirler. Türkiye, yoğun insan hareketliliği hususunda, coğrafi ve bölgesel olarak oldukça fazla bir tecrübeye sahiptir ve bugün göç ve göç yönetimi meselesi, Türkiye-AB katılım süreci ve müzakerelerinde hayati bir rol oynamaktadır. Bilindiği gibi Türkiye, Aralık 1999’da Helsinki Avrupa Konseyi Zirvesinde AB’ye aday ülke statüsü kazanmıştır. Beklenen katılım süreciyle paralel olarak, Türkiye’nin kapsamlı ve uzun vadeli göç politikası, söz konusu Helsinki Kararları sonucunda şekillenmeye başlamıştır. 2000 yılına kadar Türkiye, göç meselesine geçici çözüm odaklı, oldukça reaktif olduğu iddia edilen bir anlayışla yaklaşmıştır. Helsinki Sonuç Bildirgesi; katılım öncesi süreci teşvik ederek, Avrupa düzeyindeki politikaların ve AB Müktesebatının Türkiye’de uyumlaştırılmasını başlatmıştır. AB Adalet ve İçişleri Komisyonu resmi görüşmelerin bir parçası olarak; düzensiz göç akımlarına karşı Türkiye’nin daha iyi cevap verebilmesi için Türkiye’nin göç konusundaki düzenlemelerinde ve sınır yönetimi stratejilerinde bir takım değişiklikler yapması gerektiğini vurgulamıştır. Türkiye’nin, düzensiz göç akımlarına karşı daha iyi cevap verebilmesi için göç konusundaki düzenlemelerinde ve sınır yönetimi stratejilerinde bir takım değişiklikler yapması gerektiğini vurgulamıştır.