Journals / Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi / 2020 / Cilt: 13 - Sayı: 1

A Preventive Conservation Suggestion In Monument Structures: Early Intervention System

TAŞINMAZ KÜLTÜR VARLIKLARINDA ÖNLEYİCİ KORUMA ÖNERİSİ: ERKEN MÜDAHALE SİSTEMİ

Pages
130–143
DOI
—

Abstract

The immovable cultural heritage that has been inherited from the past to the present has been subjected to various demolitions since the day it was first built. Carrying out maintenance and repair is a must for continuity of these structures’ existence and their transfer to future generations. Today, however, these repairs have been transformed from renewal into destruction of the historical, aesthetic and original conditions of the building. Pre-protection should be provided without the need for repair of historical buildings. With this study it is aimed that the preventive conservation practices in the international arena to be role model in Turkey also. The preventive protection is an interdisciplinary method that uses indirect measures and actions to prevent and minimize future degradation or loss of cultural heritage. With this method, cultural heritage will be periodically inspected by the non-profit organization to intervene immediately in the degradation process, thus greater damage will be prevented and additional costs will be avoided. Three- process system can be recommended for preventive protection in Turkey. First, preparation phase; filling in detailed damage determination form of monuments’ current situations and setting up security levels from one to five of each structural element that may be damaged. Second, monitoring phase; determining the monitoring interval according to the damage status and the degree of rarity of the works and monitoring the changes in the damage status at regular intervals. Third and the last one is the intervention phase which is developing and implementing an immediate response system by identifying the structural elements at the first level of danger.

Özet

Geçmişten günümüze miras kalan taşınmaz kültür varlıkları ilk yapıldığı günden bu güne çeşitli yıkımlara maruz kalmıştır. Bu yapıların ömrünü devam ettirmesi, gelecek kuşaklara aktarılması için bakım ve onarımının yapılması zorunluluktur. Fakat günümüzde bu onarımlar yapının tarihi, estetik ve özgün durumlarının yenilenmesi, tahrip edilmesi şekline dönüşmüştür. Tarihi yapıların onarıma ihtiyaç duymadan ön korunmalarının sağlanması gerekmektedir. Bu araştırma ile uluslararası alandaki önleyici koruma uygulamalarından yola çıkarak Türkiye için bir model geliştirmek amaçlanmıştır. Önleyici koruma, gelecekteki bozulmaları veya kültürel miras kaybını önlemek, en aza indirgemek için dolaylı önlemler ve eylemler kullanan disiplinler arası bir yöntemdir. Bu yöntem ile taşınmaz kültür varlıkları (anıtlar), kâr amacı olmayan kuruluş tarafından, periyodik olarak denetlenerek bozulma süreçlerine anında müdahale edebilecek, böylece daha büyük hasarların önlenmesi ve ek maliyetten kurtulma sağlanacaktır. Türkiye’de önleyici korumanın uygulanabilmesi adına üç aşamalı bir sistem tavsiye edilebilir: Birincisi hazırlık aşaması, anıtların mevcut durumlarının ayrıntılı olarak hasar tespit fişlerine işlenmesi, hasar meydana gelebilecek her bir yapı elemanının birden beşe kadar güvenlik seviyelerinin oluşturulması. İkincisi izleme aşaması, eserlerin hasar durumuna ve enderlik derecelerine göre izleme aralığı belirlenmesi, düzenli aralıklarla hasar durumlarındaki değişimlerin takip edilmesi. Üçüncüsü müdahale aşaması, tehlike seviyesi birinci derece olan yapı elamanları tespit edilerek anında müdahale sisteminin uygulanması şeklindedir.