Journals / Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi / 2019 / Cilt: 18 - Sayı: 36

John Dewey’s Naturalıstıc Conceptıon of Relıgıon

John Dewey’in Natüralistik Din Anlayışı

Pages
337–362
DOI
—

Abstract

One of the leading figures in pragmatism, John Dewey expresses his views on religion in his A Common Faith. From a naturalistic perspective, he builds his views about religion on the distinction which he has made between religion and religious. The religion refers to a particular body of beliefs or practices of a religion or the institutional structure formed around these beliefs and practices. In contrast, the religious means an attitude that can be adopted towards all human ideal ends in the life. Basically, his view is the rejection of historical religions, institutions or teachings that identify the religious with supernatural, and thus is to liberate the religious elements of experience from encumbrances such beliefs, dogmas which come from historical religions. Therefore, he argues that religious experience should be interpreted within the contingent conditions of the natural world without referring to the supernatural. In this study, Dewey’s claims on religion will be analyzed critically. For this purpose, his views on religion will be presented descriptively in detail and then their value will be discussed. Firstly, we will claim that Dewey cannot be considered as a theist or realist when his views on religion and God are compared with traditional theist and realist approaches. Secondly, although his views cannot be considered in a realist or theist approach, we will argue that he also has not a purely anti-realist or atheist point of view, but rather he adopts a middle way.

Özet

Pragmatizmin önde gelen isimlerinden biri olan John Dewey, OrtakBir İman adlı eserinde din hakkındaki görüşlerini detaylıca ifade etmiştir.Temel olarak natüralistik bir bakış açısından hareketle dini ele alan Dewey,konu hakkındaki görüşlerini din ve dinsel arasında öngördüğü ayrıma dayandırmaktadır. Burada din, bir dinin belirli inanç veya pratikler kümesini yada bu inanç ve pratikler etrafında şekillenmiş olan kurumsal yapıyı dile getirmektedir. Buna karşın, dinsel, yaşamdaki bütün insani ideal amaçlara yönelikbenimsenebilecek bir tutumu ifade etmektedir. Onun ileri sürdüğü görüşünözü, dinî olanı daha ziyade doğaüstüyle özdeş gören tarihsel din, kurum veyaöğretilerin reddedilmesi, bu sayede tecrübedeki dinsel öğelerin, tarihsel dinlerin getirdiği inanç, dogma vb. öğelerin yükünden özgürlüğe kavuşturulmasıdır. Dolayısıyla, o, doğaüstüne başvurulmadan dinî tecrübenin doğal dünyanın olumsal koşulları içerisinde yorumlanması gerektiğini savunmaktadır.Bu çalışmada, Dewey’in din konusundaki iddiaları eleştirel bir bakışla analizedilecektir. Bunun için öncelikle onun din konusundaki görüşleri betimselolarak detaylı bir şekilde ortaya konulacak ve daha sonra bunların değeri tartışılacaktır. İlk olarak, din ve Tanrı konusundaki görüşleri geleneksel teist verealist anlayışlarla karşılaştırıldığında Dewey’in bir teist veya realist olarakdeğerlendirilemeyeceği ifade edilecektir. İkinci olarak, görüşleri her ne kadargeleneksel realist veya teist anlayışlar bağlamında yorumlanmaya müsait olmasa da, onun tam anlamıyla anti-realist veya ateist bir bakış açısına sahipolmadığı daha ziyade orta yolcu bir noktada durduğu iddia edilecektir.