Journals / Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi / 2020 / Cilt: 19 - Sayı: 1
In The Works of The Ottoman Authors Some Evaluations on Voltaire’s Theatrical Work Mahomet The Prophet or Fanaticism in The Context of Zayd-Zaynab Issue
- Pages
- 307–338
- DOI
- —
Abstract
As it is known, shortly after its appearance on the stage of Islam, Islam has become the target of other religious circles, who regard this new religion as their greatest rival. As a result of the spread of Islam from the Arabian Peninsula to China and from the Middle East to Europe, the non-Muslim world, especially Christianity, entered into a struggle against Islam. This struggle began to manifest itself in the scientific and cultural spheres as well as in the political and military spheres, and not only against the religion itself, but also against the Prophet Muhammad. The rapid progress of Islam in the East and the West in a short period of time drew the attention of Western society to this new religion and led them to research on Islam and Islamic sciences. However, this interest of Europeans was not due to their admiration of Islam, but because they wanted to harm both Islam and Muslims by getting to know the religion closely. In this direction, the Western world tried to defame the Prophet Muhammad with unfair accusations and wrote many works for this. The subject they used most was the family life of the Prophet Muhammad. The polygamy of the Prophet Muhammad and especially his marriage with Zaynab bint Jahsh, who had been divorced by his adopted son Zayd b. Harithah, was described by Western writers and it was used to criticize Muhammad and Islam and even to attack Islam. In this way, one of the authors who distorted the truth about the Prophet Muhammad and Islam is the French writer Voltaire. Voltaire’s play Le Fanatisme ou Mahomet le Prophete Tragedie / Mahomet the Prophet or Fanaticism, which has been staged several times in European theaters, has aroused great indignation in Islamic society, especially in the Ottoman public. In this research, the rumors and comments about the subject were tried to be evaluated
Özet
İslamiyet, tarih sahnesine çıkışından kısa bir süre sonra bu yeni dini ken- dilerine en büyük rakip olarak gören diğer din mensubu çevrelerin hedefi haline gelmeye başlamıştır. Kısa süre içerisinde İslam’ın Arap Yarımadası’n- dan Çin’e ve Ortadoğu’dan Avrupa içlerine kadar yayılması neticesinde başta Hıristiyanlık olmak üzere gayrimüslim dünya İslam’a karşı bir mücadele içe- risine girmişlerdir. Girişilen bu mücadele siyasi ve askeri alanda olduğu gibi, ilmî ve kültürel alanda da kendisini göstermeye başlamış ve yalnızca dinin kendisine karşı değil onu tebliğ eden peygamberine yani Hz. Muhammed’e karşı da yürütülmüştür. İslam’ın Doğu’da ve Batı’da kısa zaman içerisinde hızlı bir ilerleyiş sağla- ması, Batı toplumunun dikkatlerini bu yeni din üzerine çekti ve onları İslam ve İslâmî ilimler üzerinde birtakım araştırmalara sevk etti. Ancak Avrupa- lıların bu ilgisi İslam’a olan hayranlıklarından değil, onu yakından tanımak suretiyle hem İslam’a hem de Müslümanlara zarar vermek istemelerinden ile- ri gelmekteydi. İşte bu doğrultuda Batı dünyası, İslam peygamberi Hz. Mu- hammed’i küçük düşürmek için haksız ithamlarla karalamaya çalışmışlar ve bu yönde çok sayıda eser yazmışlardır. Bu noktada en çok kullandıkları konu ise Hz. Peygamber’in aile hayatı olmuştur. Hz. Peygamber’in çok eşliliği ve özellikle de evlatlığı Zeyd b. Hârise’nin boşamış olduğu hanımı Zeyneb bint Cahş ile gerçekleştirdiği evlilik, Batılı yazarlar tarafından Hz. Peygamber’i ve onun özelinde de İslamiyet’i eleştiri ve hatta İslam’a saldırı amacıyla kullanıl- mıştır. İşte bu şekilde Hz. Peygamber ve İslamiyet hakkında tarihî gerçekleri çarpıtarak bir eser ortaya koyanlardan birisi de Fransız yazar Voltaire olmuş- tur. Voltaire’in kaleme aldığı ve birkaç kez Avrupa tiyatrolarında da sahne- lenen Le Fanatisme ou Mahomet le Prophete Tragedie / Fanatizm veya Peygamber Muhammed’in Bağnazlığı adlı piyesi başta Osmanlı kamuoyu olmak üzere İs- lam toplumunda büyük bir infial uyandırmıştır. Bu araştırmamızda konuyla ilgili rivayetler ve yorumlar üzerinden Osmanlı’nın son döneminde yazılmış veya bu dönemde yetişmiş müelliflerin Cumhuriyet döneminde kaleme al- mış olduğu eserlerde konuya nasıl yaklaşıldığı tespit edilmeye çalışılacak ve onların bir değerlendirmesi yapılacaktır