Journals / History Studies / 2018 / Cilt: 10 - Sayı: 6

The Insufficiency of the Stade Authority in Adana and Turkish-Armenian Relations (1908-1909)

Adana’da Devlet Otoritesinin Zaafa Uğraması ve Türk-Ermeni Münasebetleri (1908-1909)

Pages
93–116
DOI
—

Abstract

Peace and trust environment that existed centuries ago between Turkish and Armenian societies in Adana had left its place mutually insecure with the announcement of the Second Constitution in 1908. While there were superficial convergences between societies, disgust and hatred feelings had developed. The propaganda of the Armenian committees and elders and the efforts to arm the Armenians caused fear and excitement in the Turks. The Turks, affected by the activities of the Armenians, took precautions against possible events. The drunkenness brought by liberty along with the declaration of the Second Constitutional Court completely removed the state authority in the city. Managers were inadequate to take steps to tackle tensions among societies. The vacancy left by the administrators filled with the suspicious news that pushed the public always excited and directed the people's life. In this study, it is aimed to make a contribution to the literature by focusing on the aspects of relations between Turks and Armenians which perverted local authority during the years of 1908-1909.

Özet

Adana’da Türk ve Ermeni toplumları arasında yüzyıllar öncesine dayanan barış ve güven ortamı1908 yılında İkinci Meşrutiyet’in ilanıyla yerini karşılıklı güvensizliğe bırakmıştır. Toplumlararasında yüzeysel yakınlaşmalar görülürken alttan alta kin ve nefret duyguları gelişmiştir. Ermenikomitalarının ve ileri gelenlerinin propagandaları ve Ermenileri silahlandırma çabaları Türklerdekorku ve heyecana neden olmuştur. Ermenilerin faaliyetlerinden etkilenen Türkler çıkabilecekolaylara karşı tedbirler alma yoluna gitmişlerdir. İkinci Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte hürriyetingetirdiği sarhoşluk şehirde devlet otoritesini tamamen ortadan kaldırmıştır. Yöneticiler ise toplumlararasında gerginlik ortamını giderecek adımlar atmakta yetersiz kalmışlardır. Yöneticilerin bıraktığıboşluğu halkı sürekli heyecana iten doğruluğu şüpheli haberler doldurmuş ve halkın hayatına yönvermiştir. Bu çalışmada, 1908-1909 yılları arasında Türklerle Ermeniler arasındaki münasebetlerinyerel otoriteyi zaafa düşüren yönleri üzerinde durularak literatüre katkı yapılması amaçlanmıştır.