Journals / Haseki Tıp Bülteni / 2020 / Cilt: 58 - Sayı: 2

Analysis of Relationship Between Imaging Features of Aortic Dissection and Blood Parameters

Aort Diseksiyon Görüntü Özellikleri ile Kan Parametreleri Arasındaki İlişki

Pages
193–199
DOI
—

Abstract

Aim: Aimed to evaluate the relationship of serum biochemicaland blood parameters with aortic rupture and dissection typesaccording to the DeBakey classification.Methods: Forty-three patients, who were admitted to theemergency department between 01.01.2011 and 01.01.2019with the diagnosis of aortic dissection, were retrospectivelyevaluated. Gender, age, symptoms at presentation, vitalparameters, creatinine and, troponin levels, and hemogramparameters were recorded after blood tests. Neutrophil-tolymphocyte ratio and monocyte-to-platelet ratio were obtainedfrom these values. These results were compared with thepresence of aortic rupture and the DeBakey classification.Results: Of the 43 patients included in the study, 30 were male(69.8%), and 13 were female (30.2%). Aortic rupture was seenin two of the 30 male patients (6.7%) and none of the females(p=1.000). There was a significant difference only in blood urinenitrogen and monocyte-to-platelet ratio between patients withand without aortic rupture (p=0.035 and p=0.015, respectively).Conclusion: Most of the routinely evaluated blood andbiochemical parameters in aortic dissection cases did not yieldsignificant results in comparison to the DeBakey classificationand the presence of rupture. Only blood urea nitrogen andmonocyte-to-platelet ratio values were lower in patients withaortic rupture.

Özet

Amaç: Acil servise başvuran ve aort diseksiyonu tanısı alan hastalarda serum biyokimya ve kan parametrelerinin aort rüptür varlığı ile DeBakey sınıflaması diseksiyon tipleriyle ilişkisinin değerlendirilmesi amaçlandı. Yöntemler: Acil servise 01.01.2011 ve 01.01.2019 tarihleri arasında aort diseksiyonu tanısı ile başvuran 43 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Cinsiyet, yaş, başvuru anındaki semptomlar, sistolik ve diyastolik kan basıncı, nabız, kan üre azotu, kreatinin, troponin, hemoglobin, hematokrit, beyaz kan hücresi sayımı, monosit, nötrofil, lenfosit, trombosit sayısı, ortalama trombosit hacmi ve kırmızı hücre dağılımı kaydedildi. Bu değerlerden nötrofil-lenfosit oranı ve monosit-trombosit oranı elde edildi. Bu sonuçlar aort rüptürü varlığı ve DeBakey sınıflandırması ile karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya alınan 43 hastanın 30’u erkek (%69,8), 13’ü kadındı (%30,2). Aort rüptüründe 30 erkek olgunun ikisinde (%6,7) rüptür görüldü ve kadın olguların hiçbirinde rüptür gözlenmedi (p=1,000). Sadece kan üre azotu ve monosittrombosit oranı değerleri aort rüptüründe anlamlı farklılık gösterdi (sırasıyla p=0,035 ve p=0,015). Sonuç: Aort diseksiyonu olgularında rutin olarak değerlendirilen kan ve biyokimya parametrelerinin çoğu DeBakey sınıflandırması ve rüptür varlığı ile karşılaştırıldığında anlamlı sonuç vermedi. Aort rüptürü olan hastalarda düşük olan kan üre azotu ve monosit-trombosit oranı değerleri anlamlıydı.